Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatının sigorta şirketince eksik ödendiği iddiasıyla açılan davanın gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybının tazmini amacıyla davacı tarafından sigorta şirketine açılan davayı konu almaktadır; davacı, sigorta şirketinin ödediği 31.500 TLlik değer kaybı tutarının yetersiz olduğunu ve gerçek zararın bilirkişi incelemesiyle tespit edilerek kalan kısmın avans faiziyle tahsil edilmesini talep ederken, davalı sigorta şirketi ise yapılan ödemenin piyasa araştırmalarına dayandığını ve aracın gerçek değer kaybını tamamen karşıladığını savunarak davanın reddini, aksi takdirde bilirkişi incelemesinde belirli kriterlerin gözetilmesini ve avans faizi talebinin reddini istemektedir.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/10/2025
KARAR TARİHİ : 18/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: .....tarihinde sürücüsü sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile .....istikametine seyir halinde iken .....Sokak kavşağına geldiği esnada, sürücüsü sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın kavşağa girmesi neticesinde iki araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve eksper raporuna göre davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalanan .....plakalı araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu bulunduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan hasarın sağ arka kapı ve arka sağ çamurluk başta olmak üzere boya, elektrik ve döşeme/kilit işçilikleri yapılmak suretiyle giderildiğini ve hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ancak araçta meydana gelen değer kaybının tam olarak giderilmediğini, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca değer kaybının ödenmesi amacıyla .....tarihinde davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine .....tarihinde taraflarına 31.500,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, bu ödemenin hangi kriterlere göre belirlendiğinin açıklanmadığını ve onarılan ile boyanan parça sayısı dikkate alındığında ödenen tutarın çok düşük kaldığını, aracın uğradığı gerçek zararın tespiti için piyasa araştırması yapacak makine mühendisi bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsayan dönemde davalı nezdinde sigortalı olduğunu, Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunun .....büro ve .....arabuluculuk numaralı dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek kusur durumuna itiraz edilmesi halinde dosyanın kusur bilirkişisine, değer kaybının tespiti yönünden ise usul ekonomisi gereğince tensiple birlikte makine mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmesini, davanın kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca bilirkişi raporuyla tespit edildikten sonra artırılmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 TL araç değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .....tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı araçta oluşan değer kaybının tahsili talebiyle açılan davada, kazaya karışan .....plakalı aracın .....-.....vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı bulunduğunu, ihbar üzerine kaza tarihi esas alınarak çok sayıda kaynaktan veri toplayan .....uygulaması vasıtasıyla serbest piyasa araştırması yapıldığını, aracın geçmiş mülkiyet durumu, hasar geçmişi, kullanım şekli, kilometresi ve rayici etkileyen diğer faktörler gözetilerek reel piyasa rayiç değer kaybının 31.500,00 TL olarak belirlendiğini ve kusur durumu dikkate alınarak bu tutarın davacıya tamamen ödendiğini, ayrıca davacı aracının onarımı için 31.200,00 TL hasar onarım bedeli ödendiğinden bakiye bir değer kaybı zararının kalmadığını ve poliçe teminat limitlerinin gözetilmesi gerektiğini, bu nedenle usul ekonomisi uyarınca dosya bilirkişiye gönderilmeden davanın reddedilmesi gerektiğini, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi ihtimalinde ise Yargıtay ve istinaf kararları doğrultusunda tramer kayıtları celbedilerek aracın kaza öncesi hasar geçmişi, kilometresi, yıpranma payı ve kaza tarihindeki ikinci el rayici üzerinden inceleme yapılması icap ettiğini, sigortalı aracın hususi nitelikte bulunması ve haksız fiil sorumluluğu gereğince ancak yasal faiz istenebileceğinden davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek, reel piyasa şartlarına göre hesaplanan değer kaybı tutarı ödenmiş olduğundan davanın reddini, aksi halde gerçek piyasa rayici ve kaza öncesi durum gözetilerek hesaplama yapılmasını, avans faizi talebinin reddini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava trafik kazası nedeniyle açılmış maddi tazminat davası olup, davacı vekili dava dilekçesinde 10,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkindir. Bir aracın onarılmış durumdaki değeri; ne kadar iyi onarılmış olursa olsun (kural olarak) aynı nitelikte hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacağı bilinen bir gerçektir. Söz konusu zarar hesaplanırken, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Bu zarardan, kazada kusuru bulunan araç sahibi/sürücüsü ile aracı ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketi müteselsil olarak sorumludur.
Davalının kendisine karşı yöneltilen zarardan sorumlu olması için her şeyden önce davalı tarafça sigortalanan aracın sürücüsünün kusuru ile kazaya sebebiyet vermiş olması gerekir. Buna göre sürücü, işleten ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, kusur oranında zarardan sorumlu olurlar.
Mahkememizce kusur ve zarar hususunda bilirkişi raporu alınmış, davaya konu kazanın davalı tarafça sigortalanan araç sürücüsünün % 100 oranındaki kusuru ile meydana geldiği, davaya konu kaza nedeni ile davacının aracında 31.500,00 TL tutarında değer kaybının oluştuğu, söz konusu tutarın dava tarihinden önce davacıya ödenmiş olması nedeni ile davacının bakiye değer kaybı alacağının olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu, dosya kapsamına ve Yargıtay kararlarına uygun bulunmuş, Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacının davalıdan talep edebileceği bakiye değer kaybı alacağının olmaması nedeni ile davanın reddine dair Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim