3. Ceza Dairesinden silahlı terör örgütüne üyelik suçunda, FETÖ/PDYnin başlangıçtaki algısı, sanığın yaşı ve örgütün gerçek mahiyetini kavrama kapasitesine göre hata savunmasının değerlendirilmesi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin temyiz incelemesinde, yargı kararı, özellikle başlangıçta meşru bir yapı olarak algılanan örgütlenmelerde, sanığın terör örgütünün gerçek amacını bilerek ve isteyerek hareket edip etmediğinin, TCKnın 30/1. maddesindeki "suçun maddi unsurlarında hata" ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır; bu bağlamda, 1998 doğumlu, askeri lisede öğrenciyken ankesörlü hatlardan aranan, Bylock kullanmayan ve sonrasında örgütsel faaliyeti tespit edilmeyen sanığın yaşı ve öğrenci kimliği dikkate alınarak, ilişki içerisinde olduğu yapının terör örgütü olduğunu anlayıp anlamadığının somut olayın özelliklerine göre titizlikle incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/303 E., 2022/1575 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 5. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/175 E., 2021/53 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanı ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (5237 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz (5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası). 5237 sayılı Kanun'un, “Hata” kenar başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilecektir.Hata (yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; .../PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasa'ya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut ... bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; ... isimli programın kullanıcısı olmayan, kod adı bulunmayan 1998 doğum tarihli sanığın, ankesörlü/sabit hatlardan arandığı dönemde öğrenci olması, askeri lisede öğrenci iken okulun kapatılarak mezun olamadığı, bu tarihten sonrasına ilişkin herhangi bir örgütsel bağlantı ve faaliyetinin de tespit edilemediği hususları karşısında, sanığın yaşı ve öğrenci olması da gözetilerek ilişki içerisinde olduğu yapının o tarihteki niteliği itibariyle silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olamayacağı, bu nedenle de sanık yönünden silahlı terör örgütüne üye olma suçunun kast unsurunun oluşmayacağından TCK'nın 30/1 ve CMK'nın 223/2-c maddeleri uyarınca beraat kararı verilmesi yerine, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.