Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararını onarken arama, elkoyma ve suç vasfı gibi temyiz itirazlarını hukuka uygun bularak reddetmiştir.
Özet: Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ilişkin ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının hukuka uygun olduğu, arama ve elkoyma işlemlerinin hukuka aykırılığı, tanık beyanının usulsüzlüğü, suç vasfının hatalı belirlenmesi, 5237 sayılı TCKnın 192/3. maddesinin uygulanmaması ve adil yargılanma hakkının ihlali iddialarına dayanan temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun elde edildiği ve kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf mahkemesinin hükmü düzelterek esastan reddeden kararının onanmasına ve sanığın tahliye talebinin reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2026/4012 E.  ,  2026/5488 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2811 E., 2025/2554 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Arama ve elkoyma işleminin baştan sona hukuka aykırı olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığına,
2. Tanığın mahkeme huzurunda ifadesi esas alınmadan, soruşturma aşamasında verdiği beyanının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna,
3. Ele geçen maddelerin miktarı, türü ve bulundurma biçimi ... kastının varlığını ortaya koymaktan uzak olup, suç vasfının hatalı belirlendiğine,
4. Sanığın üzerine atılı suçu kabul ettiği anlamına gelmemekle birlikte, sanığın mahkemedeki savunmasında olay günü uyuşturucu maddeyi Kıvanç Y.'den aldığını beyan etmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanması gerektiğine,
5. İstinaf incelemesinin duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine,
6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.