Ankara Batı Ticaret Mahkemesinde tam kusurlu trafik kazası sonucu yüzde kalıcı şekil bozukluğu ve iş göremezlik yaşayan mağdurun sigorta ve sürücüden maddi, manevi tazminat davası.
Özet: Yolcu olarak bulunduğu araçta, karşı şeride geçerek %100 kusurlu olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilen davalı sürücünün neden olduğu trafik kazası sonucunda yüzünde 5.5 cmlik kalıcı bir yara izi oluşan davacının; bu iz nedeniyle sosyal, mesleki ve kişisel yaşamının olumsuz etkilendiği, adli tıp raporuyla ileri derecede şekil bozukluğu nedeniyle %2 engellilik oranının belirlendiği iddiasıyla geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi gideri, ekonomik geleceğin sarsılması ve manevi tazminat talebinde bulunduğu; davalı sigorta şirketinin ise sorumluluğunu poliçe limitleriyle sınırlı tutarak çeşitli usul ve esasa ilişkin itirazlar ileri sürdüğü bir tazminat davasıdır.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1556 Esas - 2026/528
T.C.Ankara Batı1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : 2024/1556 KARAR NO: 2026/528HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR:VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 30/12/2024KARAR TARİHİ : 10/09/2026K.YAZIM TARİHİ : 23/09/2026Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araca, davalı sürücünün geçme yasağı bulunan yerde karşı şeride geçerek çarpması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, kazada yaralanan 23 yaşındaki müvekkilinin yüzünde altı santimetreden fazla sabit iz kaldığını, estetik ameliyat ihtiyacı doğduğunu, fizyoterapi mezunu olup mevcut durumda kafe çalışanı olan müvekkilinin mesleki ve ekonomik geleceğinin sarsıldığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını ve derin manevi çöküntü yaşadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olması koşuluyla kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL sürekli iş göremezlik, estetik ameliyat dahil 500 TL tedavi gideri, 500 TL ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı ve 500 TL bakıcı giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca 500.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 30/12/2023-2024 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle teminat altına alınan ....... plakalı aracın karıştığı kaza kaynaklı maddi tazminat taleplerinde sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, belirlenebilir alacaklar yönünden hukuki menfaat yokluğundan davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporu ve zorunlu başvuru belgeleri sunulmaksızın usulünce başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı bulunduğunu, kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı ve maluliyet tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevk edilerek güncel yönetmelik uyarınca rapor aldırılmasını, sigortalının kusur oranının tespiti için ceza soruşturma dosyasının celbiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, gelirin resmi belge yoksa asgari ücretten hesaplanmasını, kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılarak SGK ödemelerinin mahsubunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin SGK sorumluluğunda kalıp poliçe teminatı dışında olduğunu, savcılıkta sigortalı sürücüyle uzlaşma sağlanmışsa davanın reddedilmesini, tazminat hesabının yürürlükteki genel şartlar, TRH 2010 tablosu ve teknik faiz uygulanarak aktüer bilirkişice yapılmasını, koruyucu tertibat kullanılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanmasını ve usulsüz başvuru sebebiyle aleyhe hüküm kurulması halinde temerrüdün dava tarihinde başlatılarak yasal faiz işletilmesini belirterek davanın reddini savunmuştur.DELİLLER :Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, tramer kayıtları, araç trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, tedavi evrakları, bilirkişi raporu, adli tıp raporu ile tüm dosya kapsamı.Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu 23/01/2026 tarihli raporunda özetle; A)Davalı sürücü ....'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)Sürücü ......'nın kusurunun bulunmadığı şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Adli Tıp Kurulu Raporunda özetle; - Hastanın yüz bölgesinde tarif edilen; 2 mm genişliğinde 5.5 cm uzunluğunda sol kaş 1.5 cm inferiorundan başlayıp sağ kaş medial üst kenarından geçip sağ kaş laterali 1.5 cm üzerinde biten oblik skara neden olan yaralanmasının sözel iletişimde diyalog mesafesinden özel bir dikkat sarf etmeden fark edilebilir durumda olduğu; yüz bölgesindeki bu özellikteki bir izin sosyal nitelikteki ve insanlarla sürekli iletişim içerisinde olunmasını gerektiren mesleklerde mesleğe kabulde veya meslekte yükselmede önemli ölçüde etkili olabileceği, diğer taraftan evlilik ile ilgili beklentileri etkileyebileceği ve ayrıca kişinin kendini algılaması, öz güveni ve gelecek beklentisi de dahil bolmak üzere yaşamının fiziksel, sosyal, ruhsal ve ekonomik boyutlarını da etkileyebileceği hususları dikkate alınarak hastanın yüz bölgesindeki mevcut sekelin yüz bölgesinde asimetriye de neden olduğu dikkate alındığında kişi engel oranının “Yüz —Sınıf 4: Yüzde ileri derecede şekil bozukluğu - Doğumsal anomali, travma, kanser ve/veya kanser ameliyatına bağlı olarak normal yüz anatomisinin (aşırı bozukluğu % 30” maddesi uyarınca değerlendirildiğinde ve hastanin mevcut klinik durumuna göre oranlandığında %2 olduğu, şeklinde rapor tanzim edilmiştir. GEREKÇE :Dava; geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, ekonomik geleceğin sarsılması, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davaya konu olay 09/04/2024 günü saat 22:00 sıralarında, davalı sürücü ..... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı kamyonet ile, .... Mahallesi ..... İl Yolu üzerinde Beypazarı istikametine seyir halinde iken, geldiği olay mahallinde önündeki araçları sollamak için karşı şeride geçtiği esnada aracının sol ön kısımları ile, solundaki kavşak kolundan sağa dönüş yaparak aynı yolda katılan sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı otomobilin sol ön kısımlarının çarpışması neticesi davaya konu yaralanmalı/maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı sürücü ........ sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun dışı mahalde, gece vakti, iki yönlü, İl yolunu takiben seyri sırasında geldiği olay mahalli sürekli çizgi ile sollamanın yasaklandığı kavşak mahallinde, kendi şeridinden seyretmeye gerekli özeni göstermediği, önünde seyreden aracı geçmek için kurallara aykırı bir vaziyette karşı yön bölümüne geçerek solundaki kavşak kolundan sağa dönüşle yola katılım yaparak seyrine devam etmek isteyen, araç ile karşı istikamet yol bölümü üzerinde çarpıştığı olayda %100 asli kusurludur. Sürücü ..... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşaktan, sağa manevra ile İl yoluna katılım yaparak seyrine devam ettiği esnada, İl yolu üzerinden seyirle gelen ve kurallara aykırı şekilde önünde seyreden araçları sollamak isteyen diğer sürücü idaresindeki araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazaya etken hatalı tutum ve davranışı ya da kural ihlali olmadığı anlaşıldığından atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.Usulüne göre yapılan feragat beyanı davayı sona erdiren usuli işlemlerden olup kesin hüküm gibi sonuç doğuracaktır. Maddi tazminat davasından feragat edilmiş olmakla davanın maddi tazminat talebi yönünden feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden değerlendirme yapmak gerekirse; Kişilik haklarının zedelenmesine dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkin düzenleme 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde 'Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.' şeklinde ifade edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre uygun tazminatın belirlenmesinde saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği, kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumu ve kusuru bulunup bulunmadığı ve varsa kusur derecesi, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumu, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, olayın ağırlığı gibi hususların değerlendirilmesi gerekmektedir. İş bu dosya bakımından değerlendirme yapıldığında davacının yaralanması nedeniyle üzüntü ve acı çektiği düşünülerek manevi tazminat talebine hak kazandığı tarafların kusur oranları, maluliyet oranı ve dosya kapsamında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmaları, paranın günümüz şartlarında alım gücü nazara alınarak davacı için 200.000,00TL manevi tazminatın, davalılar.... ve .....'ndan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Maddi tazminat kalemleri yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 1-200.000,00TL manevi tazminatın davalılar ..... ve ......'ndan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Maddi tazminat davası yönünden;a-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından Harçlar Kanunu Madde 22 gereğince 488,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 42,69TL harçtan mahsubu ile bakiye 445,31TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerine bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, c-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Manevi tazminat davası yönünden;a-Alınması gereken 13.662,00TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.538,75TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25TL karar ve ilam harcının, davalılar .... ve .... müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 8.538,75TL peşin harcın davalılar ..... ve ...... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,b-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen; davacı için 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ..... ve ..... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4-Her ne kadar davalılar kendilerini vekille temsil ettirmişseler de, Anayasa Mahkemesinin ... Esas, ..... Karar sayılı ilamı ile manevi tazminat talepli davalarda reddedilen tutara ilişkin karşı vekalet ödenmesi uygulaması iptal edilmiş olması ve söz konusu kararın 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle davalılar vekillerine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından sarf edilen 2.005,50TL tebligat ve posta gideri ile 6.000,00TL adli tıp rapor ücreti ile 10.698,00TL adli tıp muayene ücreti olmak üzere toplam 18.703,50TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 7.444,17TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2026Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim .....¸e-imzalıdır