Yargıtay 4. Ceza Dairesi, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunda yasal unsurların oluşmaması ve tekerrür hükümlerinin hatalı uygulanması nedeniyle sanık hakkındaki mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan verilen mahkûmiyet kararını, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle hukuka aykırı bulmuş; ayrıca, tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin uzlaşma kapsamına giren bir suç olması nedeniyle, uyarlama yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi gerektiği hususunda eksiklik tespit ederek, bölge adliye mahkemesinin kararının bozulmasına hükmetmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/8686 E.  ,  2026/7906 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3544 E., 2024/1136 K.
SUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararıyla İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan kurulan beraat hükmü kaldırılıp mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; ekonomik sıkıntı içinde bulunup aşamalarda samimi ve tutarlı savunmalarda bulunan sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, ihbar dilekçesinde katılan çocuğun yüksek yararı gözetilerek teslim alındığının belirtildiğine, suç kastının bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Oluş, dosya içeriği ve sanığın aşamalardaki savunmalarına göre; aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre ise; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkumiyetin, TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-(b) maddesine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı, sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında; anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinin gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.