Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanık müdafiinin delillerin yetersizliği itirazlarına rağmen Yargıtay 10. Ceza Dairesince oybirliğiyle onanması.
Özet: Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ilk derece ve istinaf mahkemelerince mahkum edilen sanığın, eyleminin kişisel kullanım olduğu, ele geçirilen maddenin şahsi sınırda kaldığı ve yeterli somut delil bulunmadığı yönündeki temyiz itirazlarını değerlendirmiş; ancak ilk derece mahkemesinin ve istinaf mahkemesinin delil değerlendirmesinde ve suçun vasfında hukuka aykırılık tespit etmeyerek, sanık müdafiinin temyiz sebeplerini yerinde görmeyip mahkumiyet hükmünün onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2026/343 E., 2026/284 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan hapis cezasının süresine göre 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,2. Ele geçirilen maddenin yıllık şahsi kullanım sınırında kaldığına,3. Sanığın uyuşturucu maddeleri rızası ile teslim ettiğine, aksi durumda dahi sanığın uyuşturucu maddeleri zulalı muhafaza etmesi gibi bir durumun olmadığına,4. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin somut ve objektif delil elde edilmediğine,5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,İlişkindir. III. GEREKÇEİlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2026 tarihinde karar verildi.