Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kayıp çekin kötü niyetli iktisabı ve ciro silsilesindeki kopukluk nedeniyle istirdadı ile icra takibinin durdurulması talepli ticari istirdat davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, ticari amaçla elinde bulundurduğu 200.000 TL bedelli çeki kaybetmesi, çek iptali davasının usuli eksiklikler nedeniyle kesinleşerek reddedilmesi ve sonrasında aynı çekle davalı tarafından icra takibi başlatılması üzerine, çekin ciro silsilesinde sahtecilik ve davalının çeki kötüniyetle veya ağır kusurla edindiği iddiasıyla, icra takibinin durdurularak çekin kendisine istirdatını talep etmiş; mahkeme ise davacının öncelikle kendisinin meşru hamil olduğunu ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispatlaması gerektiğini belirtmiştir.

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/04/2026KARAR TARİHİ : 18/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yapacağı ticarette kullanılmak üzere .....Nak.İnş.Tur.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından ciro edilen .....Tarım Tic.Ltd.Şti. keşideli, .....bank .....Şubesine ait, Ankara keşideli, .....keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli çeki teslim aldığını, bahse konu çeki üzerinde taşırken diğer belgelerle birlikte ikamet ettiği Kemer/Antalya adresinde kaybettiğini, durumu keşideci ve ciranta şirketlere bildirmesi üzerine anılan şirketlerin kendilerinin işlem yapma yetkisi bulunmadığını beyan ettiklerini, bunun üzerine çekin kayıp nedeniyle iptali amacıyla ihtiyati tedbir istemli olarak Ankara Asliye Ticaret .....Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyasında şahsen dava açtığını, mahkemece .....tarihinde ilan yapılmasına ve .....tarihinde çek bedelinin ödenmemesine karar verilerek bankaya müzekkere yazıldığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 18 Haziran 2025 tarihli 11353 sayılı, 26 Haziran 2025 tarihli 11359 sayılı ve 4 Temmuz 2025 tarihli 11365 sayılı nüshalarında üç kez ilan yayımlanmasına karşın davalı ya da üçüncü kişilerin mahkemeye başvurmadığını, çekin keşide tarihi olan .....tarihinde dava dışı üçüncü şahıs tarafından bankaya ibraz edildiğini ve ödeme yasağı şerhi düşülerek ödeme yapılmadığını, açılan iptal davasının ise mahkemece ilan giderlerinin ödenmemesi ve belgelerin sunulmaması gerekçesiyle .....tarihinde reddedildiğini, harç yerine gider avansı yatırılmış olması sebebiyle istinaf başvurusunun da reddedilerek kararın kesinleştiğini, davalının .....tarihinde Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı dosyası ile takibe başladığını, takip dayanağı çek incelendiğinde keşidecinin .....Limited Şirketi, hamilin .....Nakliyat İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğunu, şirketin dava dışı .....’e, bu kişinin davalıya, davalının dava dışı .....’a ciro ettiğini ve anılan şahsın bankaya ibraz ettiğinin görüldüğünü, çekin dava dışı üçüncü kişiye ciro edilmiş gibi gösterildiğinin çıplak gözle dahi anlaşıldığını, davalının kötüniyetini gizlemek amacıyla kaşesinin üst kısmına dava dışı üçüncü kişiyi yazdığını ve imzanın kaşe üzerinde yer almasının ciro silsilesinin sonradan kurgulandığını gösterdiğini, keşideci ve ciranta tüzel kişilerin davalı ile hiçbir ticari veya şahsi ilişkisinin bulunmadığını ve davalıyı tanımadıklarını, davalının üç kez yapılan ilana rağmen mahkemeye başvurmamış olmasının gerçek hamil olmadığını kanıtladığını, ciro zincirindeki kopukluk nedeniyle davalının Türk Ticaret Kanunu’nun 790. maddesi uyarınca yetkili hamil sayılamayacağını ve Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesi kapsamında çeki haksız, kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini, keşideci ve ciranta şirket yetkililerinin çekin davalıya ciro edilmediğine tanıklık edeceklerini, tacir olan davalının yasal defter ve kayıtlarında da çekin yer almadığının görüleceğini, çekin bir suretinin kendisinde bulunmasının da hak sahipliğini ispatladığını, dava öncesi arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, takibin devam etmesi ve tahsilat yapılması halinde telafisi imkansız zararlar doğacağını ileri sürerek, Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, davalının dava konusu çeki iktisabının haksız, yasaya aykırı veya ağır kusurlu olduğunun ve çekin gerçek hamilinin davacı olduğunun tespitini, çekin davacıya istirdatını ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hamilin rızası hilafına elinden çıktığı iddia edilen çekin 6762 sayılı TTK’nın 704. maddesi uyarınca istirdadına ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 792. maddesi; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü havidir. Belirtilen kanun hükmü uyarınca bu davayı çeke meşru hamil olduğunu iddia eden kişi açabilir. Yani davacının, her şeyden önce kendisinin meşru hamil olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Davacı meşru hamil olduğunu ispatladıktan sonra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu da kanıtlaması gerekir.Davaya konu çekin bankaya ibraz edilen örneğinin incelenmesinde ise çekin dava dışı .....Limited Şirketi emrine yazılı olduğu, görünürdeki ciro silsilesine göre çekin lehtardan davalıya geçtiği, davalının çeke meşru hamil olduğu, davacının ise çekte cirosunun olmadığı görülmüştür. Çekteki görünen ciro silsilesine göre davacı çekte meşru hamil olmadığı gibi davacı çekin meşru hamili olduğu yönünde geçerli herhangi bir delil de sunamamıştır. HMK'nun 201 maddesi uyarınca davacının çeke meşru hamil olduğu iddiasını tanık delili ile ispatı mümkün olmadığı gibi HMK'nun 226/1-c maddesi uyarınca davalıya yemin teklif edilmesi de mümkün değildir.İzah edilen nedenle davanın aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 3.415,50 TL'nin mahsubu ile fazla yatan 2.683,50 TL harcın hükmün bu hali ile kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,6-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.Katip HakimBu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu'na göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır