Tapu sicili hatasından kaynaklanan gecikmiş tazminatın munzam zararının ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zararın geç ödenmesi sebebiyle talep edilen munzam zarar davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararı, davacının munzam zararı faizle karşılanamayan ve maddi vakıalarla, belgelerle ispatlanmış bir zarar olarak kanıtlayamadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, temyiz incelemesinde ise bu kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2026/322 E.  ,  2026/2076 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1132 Esas, 2025/1089 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muratlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/254 Esas, 2025/138 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/464 Esas sayılı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemli davasında hükmedilen bedelin geç ödenmesinden kaynaklı munzam zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, hüküm altına alınan tazminatın idarece geç ödenmesi nedeniyle aradan geçen zamanda ekonomik koşullar karşısında değer kaybederek zarar oluştuğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklının zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığından, munzam zarar talebinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.