Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, tazminat davasında ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat şartı karşılanmadığı gerekçesiyle reddini onayan istinaf kararı.
Özet: İstinaf mahkemesi, tazminat davası kapsamında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine yaptığı başvuruyu değerlendirerek, talep edilen alacağın varlığı ve miktarının çekişmeli olması, kesin olarak belirlenmeyip yargılama gerektirmesi ve ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilememesi gerekçeleriyle ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, böylece borcun varlığı ve miktarının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı durumlarda ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini belirtmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/02/2026
DAVA:Tazminat
KARAR TARİHİ:10/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:10/09/2026
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında 04/02/2026 tarihli ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle hazırlanan inceleme raporu ile yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Dava, alacak isteğine; Uyuşmazlık ihtiyati hacze ilişkindir.
Dosya içeriğinden; Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati haczin, ilk derece Mahkemesinin 04.02.2026 tarihli ve iddia olunan alacağın varlığı ve miktarının çekişmeli olduğu gibi yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle reddine dair ara karara karşı davacı vekilinin süresinde sunduğu 20.02.2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle, yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu ve davalının mal varlığını eksiltmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu ileri sürerek, ara kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
İhtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Gerek ihtiyati tedbir hakkında HMK. nun 390. maddesinde, gerekse ihtiyati haciz hakkında İİK. nun 258. maddesinde genel koşul olarak iddianın, ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğu kabul edilmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğu şeklinde açıklanan yaklaşık ispat şartı aranmaktadır.
İhtiyati haczin özel şartları ve etkileri İİK'nın 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir.
Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları, ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
İhtiyati hacze karar verilebilmesi için diğer şartların yanında muaccel bir alacağın bulunması ve muaccel alacağın varlığının da yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması gerekmekte olup; Somut olayda, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarı belli değildir, bu husus yargılamayı gerektirmekte olup, ihtiyati haciz için gerekli olan “yaklaşık ispat” yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, aynı yöndeki ilk derece Mahkemesi ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK. nun 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2026 tarih ... Esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE;
2- İstinaf harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına;
3- Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına;
4- İstinaf incelemesi duruşma açılmadan sonuçlandırıldığından taraflar leh ve aleyhine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına;
5- Kararın yerel Mahkemesince taraflara tebliğine;
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f ve 394/5. maddeleri gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 10/09/2026
...