Banka ve internet üzerinden araç satışıyla işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda, Bölge Adliye Mahkemesinin temyizi kabil beraat hükümlerini kanun yolu bildiriminde bulunmadan usulsüz kesinleştirmesi.
Özet: İnternet üzerinden araç satış ilanları aracılığıyla, sahte banka ödeme vaatleri veya dekontlarıyla dolandırıcılık yaparak araçları ele geçiren bir suç örgütü hakkındaki davada, Bölge Adliye Mahkemesinin, Türk Ceza Kanununun 158/1-f ve 158/3. maddeleri uyarınca on yıl ve üzeri hapis cezası gerektiren nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin bazı beraat hükümlerini, temyizi kabil olduğu halde kanun yolu ve mercii göstermeksizin kesinleştirmesi, anayasal ve yasal mevzuata aykırı bir usul hatası olarak değerlendirilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2026/232 E.  ,  2026/4613 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1103 E. 2025/1733 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, basit dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Esastan ret , düzelterek esastan ret, bozma
EK KARARLAR : Temyiz talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ek kararların onanması, esastan ret, bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının katılan ... vekili, sanık ..., sanık ... müdafileri, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii , sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafileri, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanıkların, örgüt faaliyeti kapsamında internet üzerinden araç satış ilanı veren müşteki ve katılanlarla irtibat kurarak, araç bedelini bankada veya ofiste ödeyecekleri yahut sahte EFT veya havale dekontları gösterecekleri yönündeki hileli davranışlarla araçların kendilerine veya belirledikleri kişilere devrini sağladıktan sonra ortadan kayboldukları iddiasıyla kamu davası açıldığı; dosyada 26 ayrı olay ve bir birleşen dosya kapsamında olay bulunduğu, ilk derece mahkemesince örgüt suçları yönünden beraat, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden ise olay ve sanık bazında beraat, düşme ve mahkûmiyet hükümleri kurulduğu,
Bölge Adliye Mahkemesince örgüt suçlarına ilişkin beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddedilerek merci incelemeleri sonucunda kesinleştiği; dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden ise istinaf başvurularının esastan ret, düzeltilerek esastan ret ve bozma kararları ile neticelendirildiği, bu kapsamda suç tarihi 2016 yılı Aralık ayından sonra olan ve iddianamede sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f ve 158/3. maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilen bazı nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının da esastan reddedildiği ve bu kararların kanun yolu, mercii, yöntemi ve süresi gösterilmeksizin kesinleştirildiği,
Oysa 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f maddesinde öngörülen cezanın üst haddi ile aynı Kanun’un 158/3. maddesinde düzenlenen artırım oranı birlikte dikkate alındığında, suçun gerektirdiği cezanın her hâlde on yıl hapis cezasından fazla olması nedeniyle, anılan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olduğu,
Bu cümleden olarak; iddianame kapsamına göre ikinci olayda katılan ...’e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararlarının; üçüncü olayda katılan ...’a yönelik aynı suçtan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... , ..., ... ve ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararlarının; dördüncü olayda katılan ...’e yönelik aynı suçtan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararları; beşinci olayda katılan ...'a yönelik aynı suçtan sanık ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararı, on ikinci olayda katılan ...’a yönelik aynı suçtan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararları; on üçüncü olayda katılan ...’a yönelik aynı suçtan sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararları; on yedinci olayda katılan ...’a yönelik aynı suçtan sanık ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararları; yirmi birinci olayda katılan ...’a yönelik aynı suçtan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararları; yirmi ikinci olayda katılan ...’a yönelik aynı suçtan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararları; yirmi altıncı olayda ise temyiz hakkını da kullanan katılan ...’ya yönelik aynı suçtan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraate dair esastan ret kararları; sanıklar hakkında TCK’nın 158/1-f ve 158/3. maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmiş olması nedeniyle temyizi kabil olduğu hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddinden sonra kesin kabul edilerek kanun yolu, mercii, yöntemi ve süresi gösterilmeksizin kesinleştirildiği,
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Kanun’un 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm ve kararlarda başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; temyizi kabil olduğu hâlde kesin kabul edilen yukarıdaki hükümler yönünden ilgililere kanun yolu bildirimi yapılmaksızın kesinleştirme işlemi gerçekleştirilmesinin usule aykırı olduğu, bu nedenle anılan hükümler bakımından taraflara meşruhatlı tebligat yapılarak, kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu, başvuru mercii, yöntemi, süresi ve sürenin başlangıcı ile 5271 sayılı Kanun’un 294. maddesi uyarınca sunulacak temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermesi gerektiği, aksi hâlde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddine karar verilebileceği hususlarının açıkça ihtar edilmesi gerektiğinden öncelikle tebliğ işlemleri gerçekleştirilip, verilmesi hâlinde temyiz ve cevap dilekçeleri eklenerek talepler ile ilgili ek tebliğname düzenlenmesi gerektiği, ayrıca yedinci olayda sanık ... müdafiinin, Bölge Adliye Mahkemesinin etkin pişmanlık tatbiki yönünden verdiği bozma kararına karşı beraat talebini de içeren temyiz istemi bulunmasına rağmen Tebliğnamede bu hususta da görüş bildirilmediği anlaşıldığından, bu konuda da ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesinin temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle 27.04.2026 tarihinde karar verildi.