Zorunlu trafik sigortası olmayan aracın neden olduğu trafik kazasında yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin ve maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuata uygunluğunun temyizde değerlendirilmesi.
Özet: Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin uyuşmazlıkta, ilk hakem heyeti tazminata hükmetmişken, itiraz hakem heyetinin davayı usulden reddetmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiası bulunan durumlarda zararın kapsamının ve sürekli iş göremezlik oranının, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların uzman doktor heyetince doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/14143 E.  ,  2026/4894 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1029 E., 2024/1035 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcusu olduğu, zorunlu trafik sigortası olmayan aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle oluşan 17.02.2023 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 239.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 1.200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın karayolunda gerçekleşmediğini, taleplerin teminat dışı kaldığını, iyileşme süresi sona ermeden düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağını, kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının araçta hatır için taşındığını, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, davalı kurumun aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olmaması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 1.200.000,00 TL tazminatın 01.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının kabulüne ancak bunun sonuca etkisinin bulunmadığına, davalının itirazının kabulü ile sair itirazlarının incelenmesine gerek kalmadığına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usulden ret kararının hatalı olduğunu, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğini, aksi halde yeni rapor alınması için taraflarına süre verilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden esastan ret kararı verilmesi gerektiğini, usulden ret kararına rağmen faiz itirazının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, aracın ticari araç olmadığını, olayın gerçekleştiği yerin karayolu olmaması nedeni ile taleplerin teminat dışı olduğunu
ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi olmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Davacı vekili ile davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının incelenmesinde;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda, başvuruda sunulan ...Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.09.2023 tarihli maluliyet raporunuda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 39 sürekli iş göremezlik oranı belirlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediği, 1 yıllık süre geçmeden düzenlendiği gerekçesi ile davalı şirkete usulüne uygun bir maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacının maluliyetinin belirlenmesi için İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek, bizzat muayene edilmek, güncel film ve grafileri de çektirilmek suretiyle; davacının yaralanmasının niteliği de gözetildiğinde içerisinde beyin ve sinir cerrahi uzmanının da bulunduğu heyetten, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde en yakın yetkili sağlık kurulundan davacının maluliyeti hususunda yeni bir rapor alınıp usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2.. Davacı, kolluk ifadesinde ... Millet Bahçesi şantiyesinde çalıştığını, kazaya karışan otobüsün kendilerini yemekhaneye götürdüğü sırada kazanın meydana geldiğini ifade etmiştir.
Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21/4 maddesinde "iş kazası meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünde araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kaza sonucu davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise rücuya tabi olup olmadığı; davacıya bağlanan rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu bu hususla ilgili rücu davası açılıp açılmadığının sorulması; alınacak cevaplar değerlendirilerek 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereği şartları var ise tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Bozma neden ve şekline göre; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.