Vakıf evladı tespiti ilamına dayalı icra takibinde eda hükmü olmaması sebebiyle tahsil edilen paranın istirdadı ve borçlu olunmadığının tespiti.
Özet: Bir vakıf, bir şahıs tarafından dayanak gösterilen ve sadece kendisinin vakıf evladı olduğunu tespit eden, eda hükmü içermeyen ve kesinleşmemiş bir ilamla başlatılan icra takibi sonucu banka hesabından haksızca tahsil edilen 639.043,24 TLnin iadesi ve borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, ilamın alacak miktarına ilişkin eda hükmü taşımaması ve icra takibi tarihinde muaccel bir alacağın bulunmaması gerekçeleriyle vakfın taleplerini kabul ederek haksız tahsilatın iadesine karar vermiş olup, davalının temyiz başvurusu üzerine yüksek mahkeme, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek temyiz talebini reddetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/233 E.  ,  2026/4573 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3578 E., 2024/4050 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/59 E., 2024/219 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Vakıf aleyhine İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2022/32956 Esas sayılı dosyasından takibe başlanmış olduğunu ve müvekkiline ait ... Bankası hesabından icra dosyasına 639.043,24 TL tahsilat yapılmış olduğunu, Vakfın davalı görünen tarafa böyle bir borcu olmasının kabul edilebilir olmadığını, takibe dayanak gösterilen ilamın tespit davası olduğunu ve davalının işbu dava ile müvekkili vakfın evladı olduğunun tespit edildiğini, takip talebinde gösterilen alacağın vakıf evladı olduğunun tespitine dair ilam ile uzaktan yakından alakası olmadığını, müvekkili vakfın tek evladı davalı olmadığı gibi vakıfların evlatlarına böyle borçları olduğu da kabul edilebilir bir durum olmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, icra takibine yapılan ödemenin iadesi gerekmekte olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, müvekkili vakfın davalı tarafa borcu olmadığının tespiti ile davalının haksızca tahsil ettiği paranın iadesine; davalının, müvekkilinin uğradığı/uğrayacağı zararlara ilişkin olarak, takip konusu alacağın en az % 20'si oranında köyüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialar kabul edilmeyerek haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli ve 2021/1724 Esas ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2021/367 Esas sayılı ilamına dayanılarak icra takibi yapılmış ise de istinaf istemi esastan reddedilen ilam incelendiğinde davalının davacı vakfın galle fazlasına müstahak vakıf evlatlarından olduğunun tespitine dair hüküm kurulduğu, davacının icra takip dosyasında ödeme emrinde yazılı olan alacağına yahut alacak miktarına ilişkin eda hükmü kurulmadığı, hükmün henüz kesinleşmediği Yargıtay incelemesinde olduğu, dava dosyası arasına alınan bilgi ve belgeler kapsamında düzenlenen son tarihli bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunda icra takip tarihi itibarıyla davalının muaccel hale gelmiş alacağı bulunmadığının belirtildiği, davalının alacak isteminin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği gözetilerek dava tarihi itibarıyla ispat edilmediği gibi açılmış eda davası da bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2022/32956 Esas sayılı dosyasında davacı tarafın borçlu olmadığının tespiti ile 639.043,24 TL'nin istirdatına, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; kötüniyet tazminatı yasal şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kesinleşen icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile tahsil edilen paranın istirdadı istemlerine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
10.913,26 TL peşin harcın 43.653,04 TL onama harcına mahsubu ile kalan 32.739,78 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...