Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, ambalaj tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterleri üzerinden açılan tasarım hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davası.
Özet: Savunma sanayinde faaliyet gösteren davacı, davalının mühimmat ambalajında kullandığı ve taç görselleri gibi anonimleşmiş unsurları içeren tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, kamuya mal olmuş bu unsurların yüzyıllardır kullanıldığını ve dolayısıyla tescilinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir. Davalı ise tasarımın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kullanılan taç logosunun lisanslı bir markaya ait olduğunu ve bu logonun kendi ambalaj tasarımına ayırt edicilik kattığını belirterek, tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/31 Esas - 2025/357

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2025/31
Karar No : 2025/357
.....
Dava : Tasarım Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin, Hükmün İlanı
Dava Tarihi : 12/07/2021
Karar Tarihi : 25/09/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 25/09/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tasarım Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin, Hükmün İlanı istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin av, atış ve ses fişekleri, sivil patlayıcı v.b. alanlarda savunma sanayinde faaliyet gösterdiğini, ..... sayılı tasarımına dayanarak müvekkile karşı tecavüzün tespiti konulu dava ikame ettiğini, davalı tarafın ilgili markasının “.....” ibaresi ve anonimleşen ... görsellerini içerdiğini, ... görselinin davalıdan çok daha önce 3. taraflarca gerek marka gerekse tasarım olarak tescil ettirilmiş bir unsur olduğunu, sektör içerisinde davalı adına tekelleşmeye ve haksız rekabete yol açması muhtemel ..... sayılı tasarımından doğan haklarının ortadan kalkması için ilgili tescilin hükümsüzlüğüne karar verilmesi konulu iş bu davanın ikame edilmesinin zaruri hale geldiğini, ilgili ambalaj tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, ambalaj tasarımının unsuru olan “...”nın yüzyıllar önce kamuya sunulduğunu ve anonimleştiğini, herkes tarafından herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadan kullanıldığını, dosyaya ilgili tescilin yenilik kriterini kıran, davalıdan önce alınmış “...” unsurunu taşıyan tescillerin sunulduğunu, ..... şeklinin kullanılmış olduğunu ve bu durumun davalının ambalaj tasarımının hükümsüzlüğünün gerektiğini ispat eder nitelikte olduğunu..... veri tabanında yapılan araştırmada davalı tarafın ambalaj tasarımında kullandığı ibarelerin ve şekil unsurlarının aynı kombinasyon ile davalı taraftan önce kullanılmış olduğunun tespit edildiğini ..... seri numaralı Malezya markası.), davalının ambalaj tasarımını tescil ettirmiş olmasının kötü niyetli olduğunu, bunun “..... araştırmalarında bulunacak her türlü bilgi ve belgeyi sunduklarını ifade ederek, .....tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı şirket vekili cevabında özetle; müvekkili şirketin av, atıcılık ve savunma sanayi sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, taraflarınca bu davanın davacısına ..... Sayılı davanın açıldığını, davacının tasarım hak sahipliği göz önüne alındığında bu davayı açma hakkı bulunmadığını, davacının müvekkili tasarım haklarını ihlal etmeye çalışan bir firma olduğunu, davacının kendisine yöneltilen ve müvekkilinin iş bu dava konusu tasarımından doğan haklarını ihlal ettiğine yönelik davaya karşı bu davayı açtığını, müvekkilinin tescil ettirmiş olduğu dava konusu tasarımın üzerindeki markanın, dava dışı kardeş şirket ..... tescil numaralı marka olduğunu, müvekkilinin kardeş firması tarafından tescil edilmiş ve marka lisans sözleşmesi ile kullanım hakkı kendisine verilmiş bir logoyu kendi ürün ambalaj tasarımlarında kullanmasının doğal olduğunu ve bu yönde hakkı bulunduğunu, müvekkilinin kullanım hakkı olan tescilli bir markayı kendi ambalajında kullanmasının ambalaj tasarımına ayırt edicilik kattığını, ilgili logonun bir benzerinin diğer şahıslarca kullanılması önünde engel oluşturduğunu, davacının salt taç figürüne dayanarak müvekkil tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı yönündeki iddialarının yersiz olduğunu, bir tasarımın incelenmesinde yalnızca tasarımda bulunan logo değil, tasarımın tamamının bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, bu bakışla müvekkil tasarımının davacının iddialarının aksine yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının dava dosyasına sadece marka örnekleri sunduğunu, herhangi bir tasarım örneği sunmadığını, delil olarak..... numaralı markalar ve ....tescil numaralı tasarımı, bilirkişi incelemesini sunduklarını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Mahkememizin 15/09/2022 tarih..... karar sayılı ilamıyla, "Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. ...... sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Esasen somut olayda da mahkemece 17.03.2022 tarihli oturumda, davacı itirazlarının ve özellikle "anonimlik" iddiasının değerlendirilmesi için önceki raporu veren bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmişse de "anonimlik" maddi olgusu ile "mutlak yenilik" niteliğinin aynı şey olmadığı açıktır. Nitekim bilirkişi heyetince düzenlenen 18.05.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda da "Taç nesnesinin kullanımının yaygın olması ile tasarımın anonim olmasının aynı şey olmadığı, tasarımın anonim olarak nitelendirilmesi için başvuru tarihinden önce aynısının veya benzerinin "sıklıkla" kullanılıyor olmasının gerektiği, böyle bir kullanıma da rastlanmadığı" bildirilmiştir. Dolayısıyla mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince mutlak yenilik niteliği konusunda bir araştırma yapılmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklindeki gerekçeyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği,
Mahkememizce .... kararı gereğince dosyanın işbu yeni esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
SMK’ya göre “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür” (SMK md. 55/1). Maddede bahsi geçen görünüm sadece gözle görülüp fark edilen görünüm olmayıp, insanın beş duyusu ile algılayıp farkına varabileceği ve maddede “her türlü bütün” olarak tanımlanan görsellerdir. Söz konusu davada olduğu gibi ürüne ait görünümün bıraktığı genel izlenimin tamamı 55. maddedeki “görünüm” ifadesi içinde değerlendirilmelidir.
Yine aynı Kanunun 56/1 maddesi gereğince, bir tasarımın tescil edilebilmesi için “yenilik” ve “ayırt edici nitelik” kriterlerini taşıması gerekmektedir. “Yenilik” kriteri madde 56/4’de “Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır.
“Ayırt edici nitelik” kriteri ise madde 56/5’de “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır.
BİLGİLENMİŞ KULLANICI:
Ayırt edici niteliğe ilişkin olarak değinilmesi gereken bir diğer husus, “bilgilenmiş kullanıcı” kavramıdır. Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Bilgilenmiş kullanıcı olarak tespit edilen kişilerin birer uzman olmadıkları kabul edilmekte; aksine daha önce ilgili tasarımla karşılaşmış olağan bir kullanıcı olması gerekmektedir. Gerçekten de bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu ürünün doğası, görünümü ve teknik olarak sahip olduğu zorunlu özellikleri hakkında bilgi sahibi olan ve başka bir deyişle ürün hakkında uzman kadar olmasa da temel düzeyde bilgi sahibi olan kişidir. Bu bağlamda bilgilenmiş kullanıcının her somut olay için ayrı ayrı tespit edilmesi gerekir. Bilgilenmiş kullanıcılar birer uzman olmayacakları için tasarımın detaylarındaki küçük farklılıklara dikkat etmeyecek ancak alım tercihlerini etkileyecek hususlarda yapılan değişiklikleri fark edebilecek kişilerdir. Somut olay için, hipotetik bilgilenmiş kullanıcıyı emtianın geniş kitleler tarafından kullanıldığı veya satın alındığı varsayımından hareketle ambalajlar ve özellikle av ve atıcılık malzemeleri ve silahlar bakımından piyasadan, deneyimli bir kullanıcı veya satış uzmanı olarak belirlemiştir. Bu kişi uzman değildir, ihtiyacı doğrultusunda farklı seçenekleri gözeten ve tercihte bulunacak birisidir.
SEÇENEK ÖZGÜRLÜĞÜ:
Yine aynı Kanunun 56/6 maddesinde “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi geçmektedir. “Seçenek özgürlüğü” ibaresiyle kastedilen, tasarımcının tasarımına ayırt edici nitelik kazandırabilmesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup, kişiden kişiye değişmez. Bir tasarım ne kadar seçenek özgürlüğü taşıyorsa, o kadar hukuki korumayı hak eder. Bir başka ifadeyle seçenek özgürlüğü, tasarımın uygulandığı ürünün işlevini yerine getirebilmesi için zorunlu olan tasarım unsurları dışında tasarım unsurlarının bulunması demektir. Seçenek özgürlüğü yoksa tasarımın korunması zaten mümkün değildir ki bu husus 6769 sayılı Kanunun 58/4-b-c maddelerinde, teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesi için zorunlu unsurların koruma kapsamı dışında kalması olarak açıkça ifade edilmektedir.
Değerlendirmeye geçilmeden önce tasarım hakkına konu ürün olan, ambalaj tasarımları bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün de değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapılan değerlendirme neticesinde, benzer başlıktaki örneklere bakıldığında, malzeme değişkenleri, bezeme işlemleri, ürün formları ve detayları tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir. Dava konusu tasarım bakımından seçenek özgürlüğü bilirkişi raporunun 4. Sayfasında görsel olarak gösterilmiştir.
Davacının hükümsüzlük talebini tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunmamasına dayandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dava konusu tescilli tasarım ile davacının dilekçelerinde sunduğu marka görselleri yenilik ve ayırt edicilik bakımından değerlendirilmiştir.
..... tescilli markası ile kıyaslandıklarında dava konusu edilen tasarım bir ambalaj ürününün üzerindeki desen tasarımı olduğundan desen tasarıı ile marka ibaresine bir bütün halde bakıldığında grafik tasarım olsun kullanılan renkler olsun genel dizayn olsun birbirine nazaran farklı genel izlenime sahip olarak değerlendirilmiş ve sunulan delilin hükümsüzlük iddiası için yetersiz olduğu kanaatine varılmıştır.
2,3,4,5,6 ve 7. Madde delilleri markalarla kıyaslandığında tescilli tasarımın ambalaj deseni olması diğerlerinin de marka logosu şeklinde olması dolayısıyla delil görsellerdeki logolar ile tescilli tasarımın genel izlenim itibariyle çok farklı olduğu değerlendirilmiş olup, dolayısıyla, sunulan markasal ibarelerin hükümsüzlük iddiası için yetersiz olduğu kanaatine varılmıştır.
8. delil marka logosu ile tescilli tasarım ambalaj deseni de birisi ambalaj deseni bütün olarak kıyaslandıklarında aralarındaki tek benzerlik .... ve üzerindeki taç şekli itibariyle olmakta genel desen formu itibariyle bir mukayese söz konusu olmadığı için hükümsüzlük iddiası için sunulan delilin yetersiz olduğu kanaatine varılmıştır.
MUTLAK YENİLİK DEĞERLENDİRMESİ:
Bilirkişi heyeti tarafından Designview web sitesinde yapılan mutlak yenilik araştırması sonucunda 935 adet tasarıma ulaşıldığı, bulunan tasarım görsellerin bir kısmına bilirkişi raporunun 8. sayfasında yer verildiği anlaşılmıştır.
Bulunan sonuçlar neticesinde tasarımın mutlak yenilik niteliğini etkileyecek herhangi bir tasarıma ulaşılamadığı anlaşılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Dava konusu .... sıra numaralı davalı tasarımının, yukarıda yapılan değerlendirmeler neticesinde davacının sunduğu hükümsüzlük delilleri karşısında yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu, yapılan mutlak yenilik değerlendirmesi neticesinde dava konusu tescilli tasarımın mutlak yenilik niteliğini etkileyecek herhangi bir tasarıma ulaşılamamış olduğu, hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 59,30.-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10.-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı şirket yetkilisi ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25.09.2025
Kâtip Hâkim .....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır