Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında tanık dinleme usulündeki ihlaller ve ankesörlü telefon incelemesindeki eksiklikler nedeniyle mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Temyiz mahkemesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, belirleyici tanığın doğrudan veya SEGBİS aracılığıyla dinlenmemesiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve ankesörlü hat bağlantılarına ilişkin delillerin hukuka uygun bir şekilde somut verilerle kesin kanaat oluşturacak biçimde araştırılmaması da dahil olmak üzere, UYAP ve HTS kayıtlarının eksik incelenmesi gibi usul ve esasa ilişkin önemli eksiklikler nedeniyle bozarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması için davanın yeniden incelenmesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/17098 E.  ,  2026/8901 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/853 E., 2022/352 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/5 E., 2021/173 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3. maddesinin (d) bendi ve Anayasa'nın 36. maddesi ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar ... G. ve ... G.'nin ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; sanığın örgütle organik bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasını teminen, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, sabit/ankesörlü hat inceleme raporununda sanıkla birlikte arandığı tespit edilen ve kovuşturma aşamasında dinlenmeyen şahıslarla birlikte usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek sanık ile konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesinin yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.