Bono iptali sonrası hamil ile keşideci arasında temel ilişki bulunmadığından itirazın iptali talebinin reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacı, ciro yoluyla edindiği bonodan kaynaklanan 80.000,00 TL alacağı tahsil etmek üzere başlattığı icra takibine davalının borcu reddederek imza inkarı ile yaptığı itirazın iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi talebi kabul etmişse de, bölge adliye mahkemesi, iptal kararına konu senede dayalı olsa dahi davacı ile davalı arasında doğrudan bir temel borç ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, Yargıtay ise bu değerlendirmeyi hukuka uygun bularak bölge adliye mahkemesinin kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1543 Esas, 2025/1193 KararHÜKÜM : KabulİLK DERECE MAHKEMESİ : Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI : 2020/242 E., 2024/277 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, keşidecisi , lehtarı ... olan 80.000,00 TL tutarlı, 23.06.2019 düzenleme tarihli bonoyu ...'den olan alacağı karşılığında ciro yoluyla aldığını, senedin doğruluğunun davalıdan teyit edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya ya da senet lehtarı olarak görünen ... borunun bulunmadığını, dava konusu senede imza atmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen iptal kararı ile senedin mevcudiyetinin tartışma konusu olmayacağı, dinlenen tanıkların taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini destekler şekilde beyanda bulundukları, bir kısım tanıkların ödemeye yönelik beyanı var ise de bu hususun davalı tarafça yazılı delil ile ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet sureti ve dosyaya kazandırılan zayi nedeni ile iptal kararına göre, senedin hamilinin davacı, keşidecisinin davalı, lehtarının ise dava dışı ... olduğu, kambiyo senedinin iptali halinde temel ilişkiye dayanılarak dava açılabileceği, somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmadığından davacının iptale konu senet nedeni ile davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı, bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, itirazın iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.