8. Ceza Dairesi, cezaevine giriş esnasında yakalanan kullanım sınırı üstü MDMA içeren uyuşturucu madde ticareti mahkumiyetine yönelik temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Ceza infaz kurumuna girişi sırasında kıyafetlerinde kişisel kullanım sınırının üzerinde MDMA içeren ecstasy haplar yakalanan sanığın uyuşturucu ticareti suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının, istinaf ve temyiz incelemeleri neticesinde, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu, toplanan delillerin suçun sabit görülmesi için yeterliliği, sanığın suçunun ortaya çıkmasında yardım etmediği ve etkin pişmanlık veya takdiri indirim koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle hukuka uygun bulunarak bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararının onandığı belirtilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2026/6719 E.  ,  2026/7465 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2026/456 Esas, 2026/585 Karar
SUÇLAR :Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olmadığı ancak sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2026 tarihli ve 2025/443 Esas ve 2026/5 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi delaletiyle 188/3, 188/4-a, 297/1-2 cümle, 53, 58, 54/4 maddeleri uyarınca 22... ay hapis ve 135.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Böle Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.03.2026 tarihli ve 2026/456 Esas, 2026/585 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tanık beyanlarının dinlenmediğine, kamera görüntülerinin incelenmediğine, ele geçirilen maddelerden haberdar olmadığına, tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hata hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına kaldı ki ele geçirilen maddelerin kişisel kullanım sınırında olduğuna, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, Mahkemesinde verilen kararın bozularak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; 23.04.2024 tarihinde kolluk görevlileri tarafından Mersin Açık Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilmek istenen sanığın kuruma girişinden önce kendisine getirilen ve içerisinde kıyafetlerinin bulunduğu poşet ile kuruma girişinin yapıldığı esnada yapılan aramada söz konusu poşetin içerisinde yer alan gömlek ve pantolonun içerisinde kullanım sınırı üzerinde MDMA etken maddesi içeren ecstasy hapların ele geçirildiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçlarını işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan
tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, ön inceleme ve tartı tutanağı, Adli Tıp raporu, kriminal raporu ile birlikte sanığın aşamalarda ele geçirilen maddelerin tarafına ait olduğuna dair savunmaları, biyolojik örneklerinde esrar etken maddesine rastlanması ancak ele geçirilen maddenin tespit edilmemesi, madde miktarının cinsine nispeten şahsi kullanım sınırı üzerinde olması karşısında Mahkemenin, sanığın ceza infaz kurumuna uyuşturucu madde sokmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasınında, sanığın suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.03.2026 tarihli ve 2026/456 Esas, 2026/585 Karar sayılı kararında, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.