11. Ceza Dairesi Kararı: Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarında HAGB iadesi, mahkumiyet ve beraat onamaları ile dava zamanaşımından düşme.
Özet: Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesinde, sanıklardan biri hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz edilemez olması nedeniyle incelenmeksizin iadesine; nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanan sanıklardan birinin mahkumiyet kararının (TCK 53. maddesindeki kanun değişiklikleri infazda gözetilmek üzere) onanmasına, diğer sanığın ise beraat kararının onanmasına; ayrıca başka bir sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının, suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/550 E. 2015/450 K.SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, düşme, onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise itiraza tabi olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden;Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereği verilen İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarih ve 2012/550 Esas, 2015/450 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, anlaşılmakla, dosyanın Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;Sanık ... hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Sanık ...'a yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği; sanık ...'ye yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden ise, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 29.06.2008 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,27.04.2026 tarihinde karar verildi.