Banka yöneticilerinin usulsüz kredi kullandırma iddiasıyla açılan zararın tazmini davasında, kredilerin mevzuata uygunluğu ve yönetim kurulu takdir yetkisi gerekçesiyle reddine dair kararın temyizi.
Özet: Davacı bankanın, yöneticileri ve personeli hakkında, olumsuz istihbarat raporlarına rağmen iki şirkete usulsüz ve yetersiz teminatla kredi kullandırarak bankayı zarara uğrattıkları iddiasıyla açtığı tazminat davası, mahkeme tarafından reddedilmiştir; zira mahkeme, kredi kullandırılan şirketlerin o dönemde yasal ve banka iç mevzuatına aykırı bir durumu olmadığını, istihbarat raporlarındaki olumsuzlukların kredi tesisine doğrudan engel teşkil etmediğini, yönetim kurulunun teminat belirlemedeki takdir yetkisini kötüye kullanmadığını ve davalıların kredi tahsis süreçlerinde gerekli özeni gösterdiğini belirterek, sorumluluklarını gerektirecek şartların oluşmadığına hükmetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/6467 E.  ,  2026/2362 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI :2014/690 Esas, 2023/505 Karar
HÜKÜM :Davanın reddine
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Bankasının yöneticileri ve personeli olan davalıların, görev yaptıkları süre içerisinde olumsuz istihbarat raporlarına rağmen dava dışı ... ve ... şirketlerine yönetim kurulu kararıyla usulsüz kredi kullandırdıklarını, istihbarat raporlarına göre firmaların mali yapılarının yetersiz olmasına rağmen maddi teminat alınmadan şahsi kefaletle kredi verildiğini, banka alacağının tahsilinin imkânsız hale gelmesi nedeniyle 20.02.1998 tarihinden itibaren 2.029.022,42 TL'nın tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla anılan banka zararının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ... ve mirasçıları, ..., ... vekilleri ile davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde davanın reddini istemişlerdir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak şirketlerin kredi kullandırıldığı sırada çek yasaklısı olmadıkları ve senet protestolarına rastlanılmadığı, borçları sebebi ile kanuni takibe uğramadıkları, bilançolarında iki yıl üst üste zarar gözükmediği, mali tahlil raporlarına göre kredi verilmesine açıkça mani teşkil edecek somut veri bulunmadığı, yine kanunen belirlenen kredi sınırlarına uygun kredi tahsisi, müflis, konkordato ilân etmiş şirketlere kredi kullandırılmaması, limit aşılarak kredi kullandırılması gibi yasal sınırlamalara aykırı kredi kullandırılmadığı, dava konusu kredinin tahsis ve kullandırılmasında genel ve banka içi mevzuat açısından herhangi bir aykırılığın tespit edilmediği, aynı şekilde şirketlerin mali analiz ve istihbarat raporlarına göre genel bankacılık tekniğine sahip bir uzmanca anlaşılabilecek rutin kredi riski dışında belirgin bir kredi riski bulunmadığı ve öngörülmesinin beklenmeyeceği, her iki istihbarat bülteninde, kredi kullandırılan şirketlerin, işletme sermayesi açığının bulunduğu, borçlanma oranının yüksek ve borçların kısa vadeli olduğu şeklinde olumsuz sayılabilecek hususların belirtilmesinin yanı sıra her iki şirketin yıllar içerisinde net satış karlarını, öz kaynaklarını ve dönem karlılıklarını, döviz girdi miktarını ve krediye esas varlıklarını ciddi anlamda yükselttikleri, 3+1 (birisi alınma aşamasında) adet Türk Bayraklı uçak ile grubun tur organizasyonlarının hava taşımacılığının yapıldığı, 1995 yılında 300.000 yolcu taşındığı, cari ve likidite oranlarının 1. 88... .68 ile normal değerlere yakın olduğu şeklindeki olumlu görüşlere de yer verildiği, istihbarat Bültenlerindeki olumlu ve olumsuz sayılabilecek hususlar bir arada değerlendirildiğinde, olumsuz hususların kredi tesisi açısından doğrudan bir engel teşkil etmediği ve kredi tahsis ve onayında davalılar açısından sorumluluk doğurucu bir etkisinin bulunmadığı, davalı yönetim kurulu üyelerinin Bankacılık Kanunu Banka Ana Statüsü ve Banka Mevzuatını ve Bankacılık Teamüllerine göre özen göstererek kredilerin tahsisinden sorumlu olup, tahsis edilen kredilerin şubede tahsis edilen şartlarda kullandırılmasında sorumluluklarının bulunmadığı, Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği'nin 21. maddesi uyarınca, kredilerde teminatın belirlenmesi yetkisinin yönetim kurulunda olup, yönetim kurulunun teminat aranmaması dahil geniş takdir yetkisi içerisinde olduğu, dolayısıyla yönetim kurulunun yetkisini kötüye kullandığını söyleyebilmek için açık bir ihlalin bulunması gerektiği, firma için istihbarat raporlarında bir kısım olumsuzluklar belirtilmiş ise de, yönetim kurulunca kredi kullandırılması anında istihbarat raporları da dikkate alınarak teminat/risk dengesi sağlanarak davaya konu kredilerin kullandırıldığı, tahsis edilen kredilerin Bankacılık Kanunu, ...Bankası A.Ş. Ticari Krediler Genel Esasları Yönetmeliği, Ticari Krediler Görev ve Yetki Yönetmeliği ile Ticari Krediler Uygulama Talimatına uygun olarak tahsis edildiği, davalı yönetim kurulu üyeleri ile davalı banka çalışanlarının işlemlerinde gerektirdiği özeni gösterdikleri, kredinin miktarı itibariyle yönetim kurulunun görevinde olduğu, yönetim kurulundan gizlenen yahut eksik araştırılan husus bulunmadığının, kredinin yeterli teminata bağlanarak kullandırıldığı, bir kısmında ise yeterli teminat bulunmamakta ise de bu durumun yönetim kurulunun takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda davalıların sorumluluklarını gerektirecek şartların oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı bankanın eski yöneticileri ve çalışanları olan davalıların sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, davacı bankanın eski yönetici ve çalışanlarına yönelik maddi tazminat istemine ilişkin sorumluluk davası olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına 200.451,12. TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Oysaki karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 13/4 hükmü uyarınca maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunması gerekmektedir. Mahkemece maddi tazminat talepli dava tamamen reddedilmiş olup, davalılar lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir (Dairemizin 16.12.2025 tarih ve 2025/2015 E., 2025/7570 K; 04.12.2025 tarih ve 2025/2306 E., 2025/7309 K; 06.09.2023 tarih ve 2023/1747 E., 2023/4697 K: 05.04.2023 tarih ve 2022/2242 E., 2023/2085 K; 07.11.2022 tarih, 2021/6661 E. ve 2022/7860 K; 07.11.2022 tarih ve 2021/6661 E., 2022/7860 K. sayılı ilamları benzer niteliktedir).
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 200.451,12 TL vekalet” ibaresinin çıkartılarak yerine “AAÜT'nin 13/4 hükmü uyarınca 9.200,00 TL maktu vekalet” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.