Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, eksik araştırma ve usul hataları nedeniyle bozarak yeniden yargılamaya hükmetti.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, mükerrer yargılamanın önüne geçilmesi için sanık hakkındaki diğer soruşturmaların incelenmesi, kovuşturmaya yer olmadığı kararları ve eklerinin usulünce değerlendirilmesi, ihbarcıların tanık sıfatıyla dinlenilmesi, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda banka hesaplarında gerçekleştirilen işlemlerin uzman bilirkişi raporuyla tespit edilmesi ve örgütlü suçlar bilgi bankasındaki beyanların araştırılması gibi temel eksiklikler nedeniyle yeniden yargılama yapılmak üzere bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/4091 E.  ,  2026/3065 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/60 E., 2021/1397 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/300 E., 2020/308 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetkararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, bölge adliye mahkemesinin gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin, sanığın atılı suçtan ilk kez yakalandığı tarih olan "16.01.2019" yerine “19.01.2019” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1. UYAP entegrasyon ekranında sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının halen açık olan 2025/71003 sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma bulunduğu anlaşılmakla, mükerrer yargılama ve cezalandırılmanın önlenilmesi amacıyla ve aleyhe bozma yasağının ceza miktarına münhasır bulunması nazara alınarak; öncelikle dava açılıp açılmadığının araştırılması, eğer açılmış ise anılan dosyanın aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip incelenerek imkan bulunduğu takdirde dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilip kesinleşmiş olması durumunda ise dosyanın aslı veya Yargıtay denetime olanak verecek şekilde onaylı örneği dosya arasına alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Sanık hakkında gerek temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve gerekse yargılama aşamasında mevcut bulunan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların ve eklerindeki yazışma ve ihbar tutanakları ile diğer belgelerin 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan ve ihbar sahiplerinin açık kimlik bilgilerinin ilgili birimlerden temin ve tespit edildikten sonra tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra yargılamaya devamla yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
3. .../PDY terör örgütü liderinin talimatı öncesi/sonrası ile ...’nın TMSF’ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihi sonrasını da kapsayacak şekilde sanığa ait ... hesap kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, aldırılacak ayrıntılı rapor sonucuna göre suç kastı da değerlendirilmek suretiyle örgüt liderinin talimatı doğrultusunda para yatırma, hesap açma vb. işlemlerinin olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, olanaklı değil ise beyanlarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmasından sonra dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.