Kamulaştırma bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zarar talebinin, davacı tarafından somut bilgi ve belgelerle ispatlanamaması sebebiyle reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından onanması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen ek zararın (munzam zarar) tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, ancak davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, munzam zararın faizle karşılanamadığının ve üstünde bir zararın oluştuğunun somut bilgi ve belgelerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak davanın reddine hükmetmiştir; davacının, ekonomik koşullar nedeniyle uğranılan değer kaybı iddiasıyla yaptığı temyiz başvurusu incelenmiş ve bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek, davacının temyiz itirazları reddedilmiş ve davanın reddine ilişkin karar oy birliğiyle onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/5509 E.  ,  2026/2054 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1617 Esas, 2025/610 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/185 Esas, 2023/860 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 10. İdare Mahkemesinin 2020/537 Esas sayılı dosyası ile açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında hükmedilen bedelin geç ödenmesinden kaynaklı munzam zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklının zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığından, munzam zarar talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, hüküm altına alınan tazminatın idarece geç ödenmesi nedeniyle aradan geçen zamanda ekonomik koşullar karşısında değer kaybederek zarar oluştuğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.