Eski şirket yöneticisinin usulsüz işlem ve zimmet iddialarına ilişkin şirketin açtığı itirazın iptali davasının temyiz incelemesi sonucu reddedilmesi.
Özet: Davacı şirketin eski yöneticisinin şirkete ait taşınmazı annesine, aracı eşine satması, çek tahsilatlarını ve banka paralarını şirkete iade etmemesi gibi eylemlerle şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının hisselerini devretmesinin ardından şirket kayıtlarının geriye dönük ve usulsüz tutulduğu, şirketin zarara uğradığına dair somut delil bulunmadığı ve ceza davasında da aynı sonuca ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, temyiz itirazları yerinde görülmeyerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2025/13 Esas, 2025/648 KararHÜKÜM :Davanın reddineİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin eski yöneticisi davalının, diğer ortakların bilgisi dışında ortaklar kurulu kararı alınmadan 23.06.2011 tarihinde tapuda müvekkiline intikal ettirilen ancak 10.12.2012 tarihinde şirket defterlerine kaydedilen taşınmazı 02.07.2012'de annesine, aracı ise 25.05.2012 tarihinde eşine sattığını, yine müvekkili şirket adına çekleri tahsil etmesine ve bankalardan müvekkili şirket adına kendi hesabına para çekmesine rağmen bunları iade etmediğini, borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının, 15.11.2012 tarihinde noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile davacı şirket nezdinde bulunan 700 adet hissesini 700.000,00 TL karşılığında ...'a devrettiği, bu tarihte şirket ortaklığının sona erdiği, davacı tarafından ödendiği iddia edilen 700.000,00 TL'nin temin ediliş şekline dair dayanağı olan belgelerin ibraz edilmediği, davacı şirket kayıtlarından, davalı yana yapıldığı iddia edilen ödemelerin, davalının ortak sıfatıyla ortaklığın sona erdiği 15.11.2012 tarihinden sonra verilen borç olarak kaydedildiğinin anlaşıldığı, oysaki ortaklığın sona ermesinden sonra ortağa verilen borç olarak yapılan kaydın yerinde olmadığı, dava konusu aracın ve taşınmazın satışı ile davalıya yapılan harici ödemeler nedeni ile şirketin zarara uğradığına dair somut bir tespit yapılamadığı, 2012 yılına ait defterlerin boş olduğu, 07.05.2013 tarihinden sonra kayıt yapıldığı ve tüm işlemlerin bu tarihten sonra 2012 tarihinin kayıtları olarak geriye dönük işlem yapıldığı, bu tarihe kadar olan işlemlerin gayri resmi bilgisayar ortamında değiştirme özelliği olan kayıtlar olmaları nedeni ile usulsüz oldukları, araç satışı ile diğer satış kayıtlarının 12.07.2013 tarihinde yapıldığı ve yapılan kayıtların tamamının davalının hisselerini devrettiği tarihten sonrasına ilişkin olduğu, dolayısıyla davalının şirket zararına yol açtığının ispatlanamadığı, ceza davasında da aynı sonuca ulaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, şirket eski yöneticisinin haksız eylemleri nedeni ile oluştuğu iddia edilen zarar tutarının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.