Kentsel dönüşüm projesi kapsamında kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilen taşınmaz bedeli davasında aktif husumet yokluğu nedeniyle temyiz itirazlarının reddi ve bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacının kentsel dönüşüm projesi kapsamında kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürdüğü taşınmaz için bedel tahsili talebiyle açtığı dava, ilk derece mahkemesi tarafından aktif husumet yokluğu gerekçesiyle reddedilmiş, zira kamulaştırmasız el atma tazminatı davalarında davacının taşınmazın maliki olması veya mülkiyetini kesinleşmiş bir kararla ispatlaması gerektiği belirtilmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi, bu gerekçeyle istinaf başvurularını esastan reddetmiş, davacı vekilinin temyiz başvurusu da Yargıtay tarafından onanarak dava kesin olarak reddedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5837 E.  ,  2026/2052 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2464 Esas, 2025/432 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 48. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/323 Esas, 2024/48 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin ... Kentsel Dönüşüm Projesi sınırları içerisinde yer alan dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... 35 50... parsel sayılı taşınmazda olan 2856-1-1-İŞG zemin daire 1 ve kıymet takdiri 43.210,332 TL olarak hesaplanan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenmiş bölgede hak sahibi olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın bulunduğu bölgenin riskli alan ilan edilerek, yapım sürecine geçildiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazda gerçekleştirilen projede haklarına karşılık gelen arsa alanı, bağımsız birimin brüt alanı, duvar, eklenti, ortak alan, ağaç sayıları vb. bağımsız birime ilişkin bilgiler ile müvekkiline projede yer ayrıldığını, müvekkilinin ilgili idareyle muvafatname imzaladığını, dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmadan el atıldığını ileri sürerek tespit edilecek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare tarafından hak sahipliği tescili yapıldığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil idare lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için davacının el atıldığı iddia edilen taşınmazın maliki olması veya taşınmaz tapuda kayıtlı değil ise, davacı hakkında mülkiyet tespitine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı gerekçelere göre davanın aktif husumet nedeniyle reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.