Finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün yargılama giderleri düzeltilerek onanması.
Özet: Finansal kiralama sözleşmesiyle kiralanan eşyanın taksitlerinin ödenmemesi ve iade edilmemesi nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkındaki temyiz incelemesinde, mahkemenin delil takdirinde ve suçun oluştuğu kanaatinde bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, ancak lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa hatalı yükletilmesi nedeniyle, bu hususun düzeltilmesi suretiyle hükmün oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/494 E. 2021/155 K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Finansal kiralama sözleşmesi kapsamının, taksitlerinin ödenmemesi durumunda ihtara rağmen katılana eşyanın iade edilmemesi halinde suçun oluşacağı, katılana tebliğ edilmesine rağmen uzlaşma teklifini kabul etmediği dikkate alındığında, uzlaştırmanın gerçekleşmediği, sanığın beyanının aksine haciz tutanaklarının incelenmesinde suça konu kiralanan eşyaların ve katılan vekilinin de temyize cevap dilekçesinde ödemeyi kabul etmediği, ayrıca 30.000 TL bakiyesinin banka tarafından ödendiğine dair bir belge bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Gerekçede, TCK 155/1. maddesinde yer alan güveni kötüye kullanma suçunun işlendiğinin belirtildiği, hükümde ise aynı Kanunun 155/2 maddesinde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yer alması çelişkiye neden olmuşsa da mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata ve hükmün, sonucu nedeniyle doğru olduğundan eleştirilmekle yetinilmiştir.Hüküm fıkrasında 5271 sayılı CMK'nın 253/22. maddesi ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38. maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması karşısında lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin de hukuka aykırı şekilde sanığa yükletilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin paragraf çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıktan tahsiline, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluğun “Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda sayın çoğunluğun temyiz isteminin reddi ile mahkumiyet hükmünün yalnızca yargılama gideri açısından düzeltilerek onanması gerektiği yönündeki görüşüne aşağıdaki nedenlerle karşıyım. Sanığın finansal kiralama sözleşmesi ile suça konu iş makinesini kiraladığını, 24 aylık ödeme planının 21 ayını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirdiğini, son üç ayını ise şirketin acze düşmesi ve çok sayıda icra takibine uğraması sebebiyle gerçekleştiremediğini, suça konu makineyi teslimden imtina etmediğini, otuzun üzerinde yapılan icra takip dosyalarında haczedilen birçok makinanın olduğunu, haciz tutanaklarında haczedilen makinelerin ayrıntılarının yazılmadığını, bu nedenle takip edemediğini, suç kastı bulunmadığını savunması, yargılama sırasında yapılan birkaç icra dosyası incelemesinde suça konu makinanın belirtilmemesi, birçok icra dosyasının bulunduğunun tespit edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın beyanının doğrulandığı, böylece sanığın suç kastının oluştuğuna dair cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatindeyim. Bu nedenlerle olay hukuki ihtilaf boyutunda kalmış olup, güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları oluşmadığından mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun düzeltilerek onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.