Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetini, sanığın yanında çalıştığı avukatın dinlenmemesi ve UYAP sorgusu yapılmaması gibi eksik araştırma ile temel cezanın hatalı belirlenmesi gerekçeleriyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın örgütle organik bağına dair yeterli araştırma yapılmaması, ilgili tanıkların dinlenmemesi, UYAP kayıtlarının incelenmemesi ve sanığa soru sorma hakkı tanınmaması gibi usul eksiklikleri ile birlikte, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi sayılarak alt sınırdan uzaklaşılmasının kanuna aykırı bulunması gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/4037 E.  ,  2026/3056 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/101 E., 2021/1672 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/350 E., 2019/482 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyetkararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına organik bağla katılarak süreklilik çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması açısından, sanığın yanında çalıştığı Av. ....'nin mahkeme huzurunda dinlenilerek usule uygun şekilde sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması ve elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan diğer şahısların da usule uygun şekilde sanığa soru sorma hakkı tanınmak suretiyle tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre;
Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.