Bir işyerinde çıkan yangının komşu işyerine sirayet etmesi sonucu oluşan zararın sigorta poliçesi kapsamında tazmini ve rücu taleplerinin incelendiği davaya ilişkin karar.
Özet: Yangının başlangıç noktası ve kusura ilişkin çelişkili iddiaların yer aldığı davada; davacı, yangının komşu işyerinden kaynaklandığını iddia ederken, bir sigorta şirketi ise yangının davacının işyerinden çıktığı iddiasıyla davacıya rücu talebinde bulunmuştur; mahkeme, yapılan incelemeler ve bilirkişi raporları sonucunda yangının komşu işyerinde başlayıp davacının işyerine sirayet ettiğini ve komşu işyerinin sigortalısının %100 kusurlu olduğunu tespit ederek, davacının uğradığı zararın komşu işyerinin sigortacısından tahsiline karar verirken, davacının kusursuzluğu sebebiyle ona karşı açılan rücu davasını reddetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3822 Esas-2023/844Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı ... AŞ vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı-birleşen davada davalı ... ve vekili Av. ... ile davalı-birleşen davada davacı ... AŞ vekili Av. ...geldiler. ... ve tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.04.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Asıl davada davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... firmasının aynı blokta bitişik olarak faaliyette bulunduklarını, 05.04.2016 tarihinde çıkan yangında birlikte zarar gördüklerini, itfaiye raporunda yangının müvekkile ait bölümde elektriksel ısınmadan çıktığı ve ... firmasına sirayet ettiğinin ifade edildiğini, rapor içeriğinin müvekkilini şüpheye düşürdüğünü, bu nedenle itfaiye müdürlüğünden ek rapor düzenlenmesinin istendiğini, rapor tashih edilse bile asıl kanaatin değiştirilmediğini, mahkemelerden alınan tespit raporlarının da müvekkilinin kuşku duymasının haklılığını gösterdiğini, bu raporlara göre yangının ... firmasına ait karanlık odada çıkıp müvekkilinin iş yerine sirayet ettiğinin belirlendiğini, davalının dava dışı ... firmasının sigortacısı olduğunu, başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 500.000,00 TL’nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı ... şirketinden tahsilini istemiştir.Birleşen davada davacı vekili; müvekkili şirkete 1...3 nolu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile 28.07.20 15... .07.2016 tarihleri arasında sigortalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti'nin ... San. Sit. ...Blok No:3-4-5-6 ... ... adresindeki işyerinin 05.04.2016 tarihinde davalıya ait işyerinde meydana gelen yangın sonucunda hasarlandığını, 25.06.2016 tarihli ekspertiz raporunda sigortalı işyerinin yan komşusu olan boya imalathanesinde yaşanan patlama akabinde çıkan yangının çatı bölümünden sigortalı işyerine sirayet ettiğini, ... 4. ASCM'nin 2016/364 14.03.2017 tarih ve 2017/115 Karar sayılı ilamı ile davalı adına taksirle yangına sebebiyet verme suçundan kamu davası açıldığını, müvekkili şirketin anılan hasar nedeniyle ekspertiz raporuna dayanarak toplamda 859.223,48 TL hasar tazminatı ödediğini, akabinde ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itirazı neticesinde takibin durduğunu beyanla ihtiyati tedbir ile ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasındaki mevcut borçlu itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP Asıl davada davalı ... vekili; müvekili ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında işyerim paket sigorta poliçesi düzenlendiğini, görüntüler ve resmi tutanakların yangının davacıya ait işyerinde çıkarak sigortalılarına ait iş yerine sirayet ettiğini gösterdiğini, davacı hakkında ceza davası açıldığını, tek taraflı düzenlenen tespit raporlarının delil olma vasfının bulunmadığını, komşuluk mali sorumluluk durumunun teminat dışında bırakıldığını, zarar miktarının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Birleşen davada davalı vekili; asıl davada dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları tekrar ile yangının müvekkiline ait işyerinde çıkmadığını, davacının sigortalısına ait işyerinde çıkıp müvekkilinin işyerine sirayet ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda yangının çıkışına, kusura ve hasar miktarına ilişkin belirlemeler mevcut dosya kapsamına göre yerinde görülerek yangının davalı ... şirketinin sigortalısına ait işyerinden çıkarak asıl dava davacısına ait işyerine sirayet ettiği ve %100 kusurun davalı ... şirketinin sigortalısına ait bulunduğu göz önünde tutularak asıl dava yönünden davacının tazminat talebinin kabulüne, asıl davada davacı daha fazla zarara uğramış ise de sigorta şirketi sigorta limiti ile sınırlı sorumlu bulunduğundan ve limit poliçede 500.000,00 TL olarak belirlendiğinden bu hususun hükümde dikkate alınması ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile 500.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihi 14.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden yangının çıkmasında ve oluşan zararda hiçbir kusuru olmayan davalıya rücu edilemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçeleriyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmediğinden sigorta şirketi vekilinin her iki dosyaya yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların iştiraki ile 07.04.2016 tarihli olay yeri inceleme raporunun işyeri sahipleri huzurunda düzenlendiğini, yangının davacıya ait işyerinde çıktığını tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit ettiklerini, olaya ilişkin 14.04.2016 tarihli itfaiye yangın raporu ve 20.04.2016 tarihli ek raporlarında da aynı belirleme ve tespitlerin yer aldığını, yangın sonrasında davacı işyeri sahibi olan ... hakkında iddianame düzenlendiğini ve ceza davası açıldığını, oysa sigortalı yetkilisi hakkında ceza kovuşturması dahi bulunmadığını, komşuluk mali sorumluluğunun teminat dışı olduğunu, bilirkişi heyetine atanan sigortacının derdest dosyadaki uyuşmazlık konusunda uzman olmadığını, heyette sigorta tekniği konusunda uzman bulunması gerektiğini, davacı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan ve vergi dairesine verilen ba – bs formları celp edilip incelenmeden düzenlenen zarar miktarının kabul edilmesi bir yana, sovtaj tenzili dahi yapılmamış olmasının bilirkişi heyetinin kötüniyeti veya mesleki yetersizliğini ifade edeceğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, yangının çıkış yeri konusunda itfaiye raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması halinde mübayenetin giderilmesi noktasında yeni rapor alınması gerektiğini belirterek asıl davanın reddine karar verilmesini gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada yangın sigortasından kaynaklanan tazminat; birleşen davada ise sigorta şirketince rücu amaçlı yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesince dörtlü uzman bilirkişi heyetinden alınan delil tespit raporu ile aynı doğrultuda olmasına, yüzeysel yangın raporuna itibar edilemeyeceğinin anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... Şirketinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-birleşen davada davacı ... AŞ'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacı-birleşen davada davalı ...'a verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davalı birleşen davada davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.