Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddedilen yerel mahkeme kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı olarak Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili talebiyle açılan davada, Yargıtayın önceki bozma kararında aktif husumet ehliyeti ile mirasçılık ve zilyetlikle iktisap koşullarının yeterince araştırılması gerektiği belirtilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılamada davacının mirasçılar arası taksim ve zilyetlikle kazanım iddialarını ispatlayamaması ve aktif dava ehliyeti eksikliği nedeniyle davanın usulden reddedilmesi, Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2026/4965 E.  ,  2026/5941 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/210 E., 2025/97 K.
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; dava konusu ...Mahallesinde bulunan 1 37... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazın halk arasında ... ismi ile bilinen mirasbırakan annesi ...ya ait iken ölümü ile mirasçılar arasında yapılan rızai taksim neticesinde kendisine intikal ettiğini, zilyetliğin 40-50 yıldan fazla süredir kesintisiz devam ettiğini, taşınmazda Hazine’nin ya da üçüncü şahısların bir alakası bulunmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 15.05.2009 tarihli 2009/15 Esas, 2009/76 Karar sayılı kararıyla uyuşmazlık konusu taşınmazın Rukiye Polatlı mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairenin 09.09.20 24... /3039 Esas, 2024/4701 Karar sayılı kararı ile; dosya içerisinde bulunan bir kısım nüfus kayıt örneklerinden ...nın davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, ancak davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmadığı, dava konusu taşınmaz taksim neticesinde davacıya intikal etmiş ise evvelinde kime ait olduğu, ne şekilde tasarruf edildiği, davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıya, dava konusu taşınmazın mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu kendisine isabet ettiği yönündeki iddiasını ispat etmesi için imkan tanındığı, aksi takdirde delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, davacının bu hususta herhangi bir delil göstermediği, davacının bu yöndeki iddiasını ispat edemediği, davada aktif husumetin sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.