**11. Ceza Dairesi, kamu kurumlarını araç olarak kullanarak işlenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanık aleyhine temyiz olmadığından zincirleme suç ve tekerrür hükümlerinin uygulanmaması eleştirisine rağmen onadı.**
Özet: Kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanık hakkında zincirleme suç ve tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayin edildiği tespit edilmiş olmasına rağmen, aleyhe temyiz bulunmadığından bu durumun bozma nedeni yapılmadığı belirtilerek; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğu, iddia ve savunmaların değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve vicdani kanaatin dosya içindeki belgelerle uyumlu olduğu gerekçeleriyle hüküm oy birliğiyle onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2022/1861 E.  ,  2026/4600 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/335 E., 2021/291 K.
SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesine rağmen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.