Vakıf evladı olma tespiti davasında, galle fazlası alan birinci batın erkek evladın kızlarının nafaka ve giysi yardımı almaya hak kazanması.
Özet: Davacıların, babalarının kesinleşmiş mahkeme kararı ile bir vakfın galle fazlasına müstahak birinci batın erkek evladı olduğunun tespiti üzerine, vakfiyede birinci batın erkek evladın kızlarına öngörülen nafaka ve giyim yardımına müstahak olduklarının tespiti talebiyle açtıkları dava, ilk derece mahkemesince vakfiyenin genel ruhu ve mevcut hukuki durum gözetilerek kabul edilmiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/417 E., 2024/1388 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/12 E., 2023/26 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve Mülhak ... Vakfı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ... ile ...'in Diyarbakır'da kurulu ... Vakfından nafaka ve giysi yardımı almaya müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu vakfın mülhak vakıf olduğunu, 5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 76. maddesi nedeniyle yasal hasım durumunda olduklarını, davacının, davasını kanıtlayabilmesi için vakfiyede belirtilen şartların mevcut olup olmadığını kanıtlaması ve vakfiyedeki şartların tespitinin gerektiğini, müvekkili İdarenin bu tür davalarda kanuni hasım olması nedeniyle, dava sonucu oluşacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinden müvekkili kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, belirtilen nedenlerden dolayı, davacının vakıf evladı olduğu ile ilgili iddiaları konusunda davasını kanıtlamasına; aksi halde davasının reddine, kanuni hasım olmaları sıfatı ile her halükarda, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı Mülhak ... Vakfı vekili cevap dilekçesinde; davacının ön batın tertibinde olmadığının anlaşıldığını, müvekkili vakfın, vakıf senedinde öngörülen ana unsur gerek galleye müstahik vakfın erkek evlatları arasında gerekse de erkek çocuklarının kız çocukları arasında batın tertibi olması karşısında davacının bu konudaki konumunun araştırılması gerektiğini, erkek evlatlarının kız çocuklarına sadece nafaka ve giysi yardımı öngörüldüğünü, davada, davacının erkek evlatlarının kız çocuğu olduğununun ispatlamasının gerektiğini, belirtilen nedenler ve resen nazara alınacak sair nedenlerden dolayı açılan davanın reddi ile yargılama harç ve giderinin müvekkilinin zorunlu taraf olması nedeniyle davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vakfiyenin genel rûhunun; vakfın yıllık bakım onarım vs gibi harcamaları yapıldıktan sonra öncelikle -birinci batın- erkek evlâdın kız evlâtlarına nafaka ve giyim kuşam yardımının yapılması, sonra artan fazlayı galle fazlası olarak birinci batın erkek evlat arasında pay edilmesinin şart koşulduğu, ancak bu nafaka ve giyim kuşam yardımı alanların evlatlarına bu hakkın geçmemesinin esas olduğu, yani bu nafaka ve giyim kuşam yardımının sadece galle fazlasına müstehik birinci batın erkek evladın sulbî kızlarına has olduğu, -birinci batın da olsa- kızlar ya da bunların kızları veya birinci batın erkek evladın torunlarının dahil olmadığı, davacıların konumu incelendiğinde; babaları ...'in Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/177 Esas ve 2014/616 Karar sayılı ilamı ile söz konusu vakfın galleyi müstehik birinci batın erkek evlâdı olduğu ve İdareden gelen galle fazlasını müstehik evlat listesinde de isminin bulunduğu, bu durumda davacıların Vakfiyede nafaka ve giysi yardımı yapılması şart koşulan birinci batın galle fazlasını müstehik erkek evlâdın kızı olma vasfını taşıdıkları, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2017/16520-2019/4462 Esas Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere “Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay’ın 24.02.1943 tarihli ve 27/11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kan bağı ilişkisinin kurulması”nın yeterli görülmesi ve davacıların babalarının kesinleşmiş mahkeme ilamıyla söz konusu vakfın halen birinci batın evladı olarak galle fazlası alıyor olduğunun anlaşılmış olması karşısında vakıf kurucusuyla soy bağlarının da kurulduğu, davacının dava konusunun klasik manada ‘galleyi müstehiklik’ davası olmayıp vakfiyede şart koşulan bir tahsisten faydalanma olduğu, galle fazlasına ilişkin batın ve erkek evlattan olmak gibi sarih hükümler bulunduğu, babalarının derecâttan geçerek kesinleşen ilamlara göre söz konusu vakfın birinci batın erkek evlâdı olduğunun anlaşıldığı, derdest dava itibarıyla davacıların hangi batında olduğundan çok galle fazlasını müstehik birinci batın bir erkek evladın kızı olmalarının önemli olduğu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davacıların, davalı ... Vakfının... Vakfının) nafaka ve giysi yardımı almaya müstehak vakıf evlatları olduklarının tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ile giysi yardımını almaya yönelik tespit kararı verilmesi istemine ilişkin olduğu, dava konusu ... Vakfı'nın 11 Şevval 942 H. (3 Nisan 1536 M.) tarihli vakfiyesinde nafaka ve giysi yardımı için birden fazla tekrar eden şekilde hükümlerin olduğu, vakfiyenin ikinci sayfasında; "...Fakat vakfın gelirleri erkek çocukları arasında eşit şekilde bölüştürülür. Erkek çocuklarının kız çocuklarına ise nafaka ve giysi olarak pay verilmesi gerekir çünkü onlar benim evlatlarım ve vakfımın fakirleridirler ve kız çocukları için sıla-i rahimdir. Kız çocuğunun çocuklarına ise herhangi bir şey verilmeyecektir...." üçüncü sayfada; "... köyü ise Padişah tarafından verilen sahih bir temlik ile mülkiyetimize geçmiştir. Ve ben bu köyü bütün asırlarda erkek evlatlarıma ve onların çocuklarının çocuklarının çocuklarına batın tertibi üzere vakfettim. Köyün geliri onlara eşit şekilde köyde taksim edilecektir. Her hak sahibinin hakkının kendisine verilmesi düşüncesiyle erkek çocukların kız çocuklarına nafaka ve giysileri verilecektir..." yedinci sayfada ise; "...Bu vakfiyenin içeriğinden de anlaşılacağı üzere mülkümden olup vakfiyede bulunanları ve bahsedilen yerleri sahih/geçerli yasal ve ebedi olarak asırlar boyunca batın tertibi üzere en olgun evlatlarıma vakfettim..." şeklinde birbirinin tekrarı mahiyetinde ibareler mevcut olduğu, vakfiyedeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde batın şartının erkek evlat için öngörüldüğü, erkek evladın kız çocukları için şart koşulan giyim ve nafaka yardımı için batın şartının bulunmadığı, davacının erkek evlat soyundan gelen kız evlatlar olduğu, Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/177 Esas, 2014/616 Karar sayılı kararı ile davacıların babası ...'in adı geçen vakfın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği, mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde vakfeden ile davacılar arasında soy bağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek davalı mülhak vakfa karşı açılmış diğer davalarda mahkemelerce aldırılan bilirkişi raporları ile işbu davada aldırılan bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, en son Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/143 Esas sayılı dosyasında bilirkişi heyeti tarafından Vakfiyenin aslına bakıldığında sadece birinci nesil evlada galle fazlası, nafaka ve giysi yardımı olduğu birinci nesilden sonra bunların bütünüyle son bulduğunun değerlendirildiğini, çelişkinin giderilmesi için vakfiyeler getirtilip alanda uzman bilirkişiler tarafından incelenerek hazırlanacak bir bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiğini, arz olunan ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı Mülhak ... Vakfı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacıların vakıf kurucusunun soyundan gelip gelmediği ve nafaka yardımı almaya hak kazanıp kazanmadığı tam olarak belirlenmesi gerektiğini, galle fazlası gibi nafaka ve giysi yardımında da batın şartı aranması gerektiğini, dava konusu yardımın niteliğinin Türk Medeni Kanunu'nda yer alan nafaka türlerinden olmadığını, Mahkemece müvekkil vakıf lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, arz edilen ve resen nazara alınacak sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ile giysi yardımını almaya yönelik tespit kararı verilmesi istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 5737 sayılı Kanun'un 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden mülhak Vakıf'tan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .