Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde Görülen, Yazılım Kullanımına Dayalı Çerçeve İşbirliği Sözleşmesinden Doğan Teknik Hizmet Bedeli Alacağı, Haklı Fesih ve Bekletici Mesele Niteliğindeki Yazılım Hak Sahipliği İhtilafları Davası
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacı şirketin davalıyla imzaladığı 2016 tarihli çerçeve işbirliği sözleşmesi kapsamında, "..." isimli yazılımın kullanımı karşılığında davalı tarafından müşterilerden tahsil edilen "teknik hizmet bedeli"nin %75lik payını kendisine ödenmediği iddiasıyla açtığı alacak davasıdır. Davacı, davalının gizlice tahsil ettiği ücretleri bildirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini ve bu nedenle sözleşmeyi haklı feshettiğini ileri sürerken, davalı ise talep edilen bedelin daha geniş hizmetleri kapsadığını, tüm ödemeleri eksiksiz yaptığını ve en önemlisi, yazılımın kendisine ait olduğunu belirten ayrı bir fikri mülkiyet davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/196 Esas
KARAR NO : 2026/206
DAVA : Sözleşmeye dayalı alacak
DAVA TARİHİ : 21/10/2025
KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Sözleşmeye dayalı alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 24.06.2016 tarihli çeşitli hak ve yükümlülükleri içeren Çerçeve İşbirliği Sözleşmesi imzalandığını, tüm mali hakları davacıya ait “...” isimli yazılımın davalı ve davalının müşterisi olan otobüs firmalarınca kullanıldığını ve davacı tarafından bu kapsamda altyapı hizmeti sağlandığını, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca davalının müşterilerinden tahsil ettiği altyapı hizmeti ücretinin %75’ini davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, ayrıca tahsil edilen ücretin belirlenen taban ücretin altında kalması hâlinde dahi taban ücretin ödenmesinin kararlaştırıldığını; davalının sözleşmenin yürürlükte bulunduğu yaklaşık 9 yıllık süreçte müşterilerinden altyapı hizmeti karşılığında ayrıca bir bedel tahsil etmediğini bildirerek yalnızca taban ücret ödediğini, ancak Rekabet Kurulunun ... tarihli ve... sayılı kararının incelenmesi üzerine davalının 2021 yılı Ekim ayından itibaren müşterisi olan otobüs firmalarından biletleme yazılımı kullanımı karşılığında “teknik hizmet bedeli” adı altında ücret tahsil ettiğinin öğrenildiğini, bu bedelin komisyon bedelinden ayrıştırılarak tahsil edilmesine rağmen davacıya bildirilmediğini ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken %75’lik payın ödenmediğini, bu nedenle davacının Ekim 2021 ile sözleşmenin feshedildiği Haziran 2025 arasındaki döneme ilişkin alacaktan mahrum kaldığını, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek; HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL’nin, aylık ödeme tarihlerinin sonundan itibaren her dönem için ayrı ayrı işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin ve bedel artırma haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, huzurdaki davanın istisna akdi kapsamında alacak talebine ilişkin bir iddia olması nedeniyle Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin davacıya karşı tüm ödeme yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirildiğini, otobüs firmalarından tahsil edilen Teknik Hizmet Bedeli'nin yalnızca yazılım kullanımına ilişkin olmayıp sunucu ve veri barındırma, teknik destek, eğitim, çağrı merkezi, raporlama ve operasyonel hizmetleri de kapsadığını, bu nedenle söz konusu bedelin yazılım kullanım bedeli olarak değerlendirilerek davacıya %75 oranında pay verilmesinin mümkün olmadığını,davacının tüm hakları ve borçları yönünden davalıyı ibra ettiğini, öte yandan davacının sözleşmeye konu yazılım üzerinde tek başına hak sahibi olduğunu ileri sürerek yazılım kullanım bedeline yönelik alacak hakkı iddiasında bulunmaktaysa da; yazılım üzerinde davacının değil davalının hak sahibi olduğunu, bu hususun ise .... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile hak sahipliğinin tespiti açısından derdest bir dava olduğundan huzurdaki davanın sonucunu etkileyecek olması nedeniyle sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, keza aynı taraflar arasında ... 2.FSHHM’nin ... esas sayılı dosyasının da 3.FSHHM’nin dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini, tüm delillerinin ilgili dosyaya sunulmuş olduğunu, bekletici mesele yapılmadan esasa girilmesi hâlinde davanın tümden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Taraflar arasında imzalanan 24/06/2016 tarihli Çerçeve İşbirliği Sözleşmesinin 5. maddesi kapsamında, şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
.. 3.FSHHM’nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı ... A. Ve ... tarafından davalı ... A.Ş aleyhine ; ... yazılımının davacı ait ... yazılımını intihal suretiyle kopyalanarak geliştirildiğinin tespiti ile, esere vaki tecavüzün men'i ve ref'i ile tecavüz sebebiyle şimdilik 5.000,00 TL maddi , 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talepli olarak açıldığı anlaşılmıştır.
... 3.FSHHM’nin dosyası ile birleştirilen ... 2.FSHHM’nin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde ise; davacı ...Şirketi tarafından davalı ... Şirketi aleyhine 24.06.2016 tarihinde imzalanan Çerçeve İşbirliği Sözleşmesi kapsamında davacı şirketin, sözleşme konusu yazılım üzerindeki geliştirmelerde aktif rol oynadığını, sözleşme’nin haksız feshinden doğan her türlü maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak koşulu ile yazılım üzerinde hak sahibi olduklarını ve yazılım’dan doğan tüm mali hakların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi, yazılımın kullanılmasının durdurulması, yazılım üzerinde değişiklik yapmaktan men edilmesi, eser üzerinde hak sahibi olduğunun tespiti, yazılım’a ilişkin kaynak kodların versiyon geçmişi dahil olmak üzere kodun tüm geliştirici kayıtlarını, çalışması için gerekli olan yapılandırma dosyalarını, teknik dokümantasyonları da dahil olmak üzere teslim edilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
İncelenen dava dosyaları dikkate alındığında;
Mahkememizdeki davanın temelini 24/06/2016 tarihli taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin oluşturduğu ve Sözleşme’ye konu olan davacı Şirket’in tek başına hak sahibi olduğunu iddia ettiği yazılımın kullanım bedeline dayalı alacak talebinde bulunduğu, Ancak derdest dava dosyaları incelendiğinde; dava konusu yazılım üzerindeki hak sahipliğinin tartışmalı olduğu, davacı tarafından ikame edilen ... 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasının da ... 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile birleştirildiği, dolayısıyla yazılım üzerindeki hak sahipliği hususunda yargılamanın devam ettiği, yazılım üzerindeki hakkın kimde olduğu, yazılım geliştirilmiş versiyonu varsa bu hakkın kimde olduğuna dair tüm delillerin daha önce açılmış ... 3.FHHM’nin ... esas sayılı dosyası ile derdest olduğu dolayısıyla, aynı sözleşmeden kaynaklanan bir ihtilaf da öncelikli olarak eser sahipliğinin tespitinin gerektiği, 24.06.2016 tarihinde, altyapı sağlayıcısı sıfatıyla ... tarafından geliştirdiği iddia edilen ve tüm mali hakların davacıya ait olduğu iddia edilen "..." (Otobüs Rezervasyon Sistemi) isimli yazılımın kullanımına ilişkin bir "Çerçeve İşbirliği Sözleşmesinin hükümleri, fesih öncesinde yazılımının kaynak kodları ve veritabanı alınarak intihal suretiyle yeni bir yazılımın oluşturulup oluşturulmadığı hususlarının derdest davalarda yargılama konusu olduğu, huzurdaki davada da aynı Taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklanan( 24/06/2016 tarihli Çerçeve İşbirliği Sözleşmesinin ) bir alacak hakkının bulunup bulunmadığı tartışma konusu olup, dolayısıyla delil takdirinin 24/06/2016 tarihli Çerçeve İşbirliği Sözleşmesi kapsamında incelenecek olması, mali hakların tespiti mali hakların kimde olduğu yönünden yapılacak araştırmalarda davaların aynı hukuki ilişki çerçevesinde birleştirilerek görülmesinde zaruret bulunduğu dolayısıyla usul ekonomisi gereğince davanın ilk açılan mahkemede birleştirilmesinde delil takdiri açısından zaruret olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nun 166.maddesinde "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." hükmünün yer aldığı bilinmektedir.
Huzurdaki dava ile ... 3.FSHHM'nin ... Esas sayılı davaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, tarafların aynı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğer davayı etkileyecek olması nedeni ile HMK 166/1 maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizin işbu dava dosyası ile ... 3 nolu FSHHM'nin ... esas nolu dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğer dava dosyasını da etkileyecek olması nedeniyle HMK 166/1 MADDE GEREĞİNCE her iki dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin 2025/196 esas sayılı dava dosyasının esasının kapatılarak, yargılamaya birleştirme kararı verilen İstanbul 3 nolu fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin 2025/133 esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Harç ve yargılama giderlerinin birleşen dosya üzerinden değerlendirilmesine,
Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, ESAS HAKKINDAKİ HÜKÜM İLE BİRLİKTE İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ NEZDİNDE İSTİNAF YASA yoluna başvurulabileceğine dair karar verildi.22/09/2026
Katip
¸
Hakim
¸