Bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık davasında, sanığın suç kastının tespiti için eksik araştırma nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Sanığın internet üzerinden araç satışı vaadiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı, sanığın para çekimine dair beyanları ve banka kayıtları, kimlik hırsızlığı iddiaları, hesaba yapılan diğer ödemeler, katılanı arayan telefon hattı sahibinin ifadesi, aracın mülkiyeti, sanığın diğer dolandırıcılık dosyaları ve savunma delilleri gibi hususlarda eksik araştırma ve inceleme yapıldığı, suç kastının yeterince belirlenmediği, ayrıca temel cezanın yasal alt sınırın altında belirlenmesi ve eylemin tamamlanıp tamamlanmadığı değerlendirmesinde hatalar bulunduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/40 E., 2016/190 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın internetten araç satışa çıkardığı, katılan ... tarafından banka hesabına 500,00.-YTL kapora yatırmasına rağmen aracı teslim etmeyerek nitelikli dolandırıcılık suçu işlediği iddia edilen olayda; sanığın suçlamaları reddettiği, katılan ...'in, kolluk ifadesinde, benzer mağdurların başvurusu ile sanığın banka hesabına bloke konduğunu öğrendiğini belirttiği hususlarının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;1.Sanık, “maaş kartımı kaybettim” demiş ise de, "27.04.2009 tarihinde katılan ...'in yatırdığı 500 TL'nin 17.12.2012 tarihinde, yani yatırılmasından yaklaşık 2,5 yıl sonra, ... Şubesinden sanık tarafından çekildiğinin tespit edildiği" yönündeki banka cevabı ile sanığa atfen para çekimine dair dekont fotokopisinin sanığa sorulması, dekontta gerekir ise yazı / imza incelemesi yapılması, 2.Sanığın banka hesabına, katılan ile aynı gün “araç peşinatı” gibi adlarla başka ödemeler de yapıldığı, sanığın “maaş kartını, kimliğini, ehliyetini çaldırdığı” şeklindeki beyanları karşısında, "kimlik ehliyet" gibi kimlik kartlarını yeniletmek için banka hesabının açtırıldığı tarih ve sonrasında sanığın ilgili idari birimlere başvuru yapıp yapmadığının, hangi tarihte yaptığının sanıktan da sorularak araştırılması, suça konu banka hesabının ilk açılışından itibaren hesap hareketlerinin ve para çekimlerinin / harcamaların kartla mı , imza ile mi yapıldığının ve tarihlerinin, bankada kimliği ile işlem yapılmış ise (kart çıkartmak, para çekmek vs gibi) tarihi, işlem ve kullanılan kimlik suretinin bankadan sorulması, bu şekilde, sanığın kimliği / kimlik bilgileri ile ya da sanığın banka /kredi kartı ile bankadan bir başkasının işlem yapıp yapmadığının, para çekip çekmediğinin araştırılması, 3.Katılanı arayan telefon hattı sahibinin Mahkemece beyanının alınması, 4.Suç tarihinde aracın kim adına kayıtlı olduğunun tespit edilmesi, 5. Uyaptaki inceleme ile mevcudiyeti anlaşılan sanığın sair dolandırıcılık davalarının (örneğin; İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi 2025/428 Esas sayılı dosya), tespit edilerek incelenmesi,6.Sanık müdafiinin 24.03.2016 tarihli celsede bahsettiği görüntüler kendisine açıklatılarak celbedilmesi ve sanığın 27.12.2010 tarihli Mahkeme sorgusunda bahsedilen ama dosyada rastlanmayan Savcılık beyanının araştırılarak var ise celbedilmesi, Sonucunda toplanan delillere göre sanığın suç kastının olup olmadığının ve hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyetine hükmedilmesi,7. Kabule göre ise;a.Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken TCK'nun 158/1-f-son maddesi gereğince hükmolunacak hapis cezasının üç yıldan az olamayacağının düzenlenmesine rağmen, temel cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi, b.Bankadan, sanığa , katılanın yatırdığı paranın, katılanın ya da başka şikayetçilerin başvurusu sonucu konan bloke sonucu mu ödenmediği, sanığın hesabına böyle bir bloke kondu ise hangi tarihte ve hangi saatte konduğu hususu bankadan sorularak, suçun sübutu halinde, katılanın parayı yatırdığı saat ile blokenin konduğu saat arasındaki süre sanığın parayı çekemeyeceği kadar kısa ise eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, katılanın parayı yatırdığı saat ile blokenin konduğu saat arası sanığın istese parayı çekebileceği uzunlukta ise eylemin tamamlandığı kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sonuç ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.