Boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, zorunlu arabuluculuk şartı eksikliğinden dolayı davanın usulden reddi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı şirketin boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve sahte imza/kaşe nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatı talebiyle açtığı menfi tespit davası, dava tarihi itibarıyla zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği ve bu eksikliğin sonradan tamamlanamayacak bir dava şartı olması nedeniyle ilk derece mahkemesince usulden reddedilmiş; davalı vekilinin bu karara yönelik istinaf ve temyiz başvuruları, kararın usul ve yasaya uygun bulunması gerekçesiyle sırasıyla bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay tarafından reddedilerek, ilk derece mahkemesinin usulden ret kararı onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5684 E.  ,  2026/2358 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI :2025/1283 Esas, 2025/1497 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ :İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2025/28 E., 2025/70 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirketin 22.11.2022 tarihinden önce yetkilisi olan dava dışı ...'dan aldığı boş senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu, davacı şirketçe ilzam edilen imza ve sahte kaşe nedeniyle itirazda bulunulduğunu ileri sürerek 27.07.2021 tanzim ve 14.12.2021 vade tarihli 36.200,00 euro meblağlı senetten dolayı müvekkil şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili 08.01.2025 tarihli beyan dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmasından önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı 08.01.2025 tarihi itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, arabuluculuk dava şartınının sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, dava dilekçesindeki talep üzerine icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, davalı vekilinin itirazı üzerine tedbir kararının kaldırıldığı, buna göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. hükmü uyarınca davalı vekili yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ile davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.