Yargıtay, hırsızlık suçunda istinaf mahkemesinin CMK 280/1(e)-(f) dışındaki duruşmasız bozma kararını hukuka aykırı ve hükümsüz saydı.
Özet: Bölge adliye mahkemesinin hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi hükümlerini, Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinde sınırlı olarak sayılan haller dışında bir gerekçeyle bozma kararı vermesi hukuka aykırı bulunmuş, bu yasa dışı bozma kararına dayanarak ilk derece mahkemesince yeniden kurulan hükmün yasal dayanaktan yoksun olduğu ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği, dolayısıyla hükümsüz sayılması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2016 E., 2025/1797 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozmaİlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, suça konu malın değerinin az olduğuna ve gerekçesiz hüküm kurulduğuna, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin ise, suça konu malın değerinin az olduğuna ve gerekçesiz hüküm kurulduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2022/485 Esas, 2022/915 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve müdafiilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2022/3149 Esas, 2024/2624 Karar sayılı kararı ile “...Müşteki ...'e ait patlak tekerli motosikletin sanık ......'nun çaldığı ve eylemini motosikleti götürerek tamamladığı, diğer sanık ...'nın da müşteki ...'e ait motosikleti çalıp tanık ...'e ait ikamete götürerek eylemini tamamladığı böylelikle sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içinde konuta girip hırsızlık yapıldıkları kabul edilmiş ise de, mahkemedeki beyanları olayın gelişine göre her bir sanığın eylemlerinin birbirinden bağımsız olarak gerçekleştirip tamamladıkları söz konusu konuttan farklı zamanda ve farklı yere ayrıldıkları her bir eylemin ayırt edilebilir olduğundan her bir sanık yönünden tek hırsızlık suçundan hüküm kurulup, zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezasında TCK'nın 43/2 maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan iki defa mahkumiyet hükmü kurulması,...” nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2022/3149 Esas, 2024/2624 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/47 Esas, 2025/338 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.