11. Ceza Dairesi, kamu kurumları aracılığıyla dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraat kararlarını onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, ağır ceza mahkemesinin kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlamalarından sanık hakkında verdiği beraat kararlarını incelemiş; şikayetçinin doğrudan zarar görmemesi nedeniyle görevi kötüye kullanma temyizini reddederken, nitelikli dolandırıcılık suçunda sanığın suç işleme kastının kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması gerekçesiyle beraati onamış, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyizi haklı bulmasına rağmen suçun olağanüstü dava zamanaşımına uğraması nedeniyle bu konudaki kamu davasının düşürülmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/29212 E.  ,  2026/4597 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/324 E., 2015/446 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve resmi belgede sahtecilik
ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yapılan temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi ... vekilinin sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin temyizi yönünden;
Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'ın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyizi yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 217. maddesine göre duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden sanık savunmasının aksine olayda suç işleme kastının olduğunu gösterir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil elde edilemediği hususunda vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından, Tebliğname'deki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
III. Katılan ... vekilinin sanık ... hakkında resi belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyizi yönünden;
Suç tarihinin 13.07.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 13.07.2011 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı
Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliği ile DÜŞMESİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.