11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri dolandırıcılığı ve resmi belgede sahtecilik suçlarında; HAGB kararının incelenmeksizin iadesine, nitelikli dolandırıcılık hükmünün ise maddi hatalar, adli para cezası ihtar eksikliği ve TCK 53 uygulaması düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
Özet: Yargıtay, sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz edilemez olduğunu belirterek dosyayı iade ederken, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmündeki haksız menfaatin iki katı kadar adli para cezası belirlenmesi kuralına uyulmamasını aleyhe temyiz yokluğundan bozma nedeni yapmamış, ancak temel cezanın teşdiden belirlendiği yazılmasına rağmen alt sınırdan verilmesi, adli para cezasının ödenmemesi ihtaratının yapılmaması ve Anayasa Mahkemesinin 53. madde iptal kararının gözetilmemesi gibi maddi ve hukuki hataları düzelterek hükmü onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/34390 E.  ,  2026/4596 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/113 E., 2016/179 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyizinin mümkün olmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği karar tarihinde itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve yapılan itiraz neticesinde İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DAVA DOSYASININ İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel günün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden haksız menfaat miktarının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-) Hüküm fıkrasında sanık hakkında temel ceza belirlenirken cezanın teşdiden belirlendiği yazılmasına rağmen, sanık hakkında hapis cezasının alt sınırdan adli para cezasının ise alt sınırın da altında belirlenmesi suretiyle maddi hataya düşülmesi,
2-) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesine ilişkin ihtarat yapılmaması,
3-) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının 1- nolu hükmün 1. paragrafında bulunan "ve teşdiden" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, 1- nolu hükmün 5.paragrafında bulunan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin çıkarılarak, yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 645 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi uyarınca infazına" ibaresinin yazılması, 1- nolu hükümde bulunan TCK'nın 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin bendin hüküm fıkralarından tamamen çıkartılarak, yerine "Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak; sanık hakkında TCK'nın 53/1-2-3 madde fıkralarının 24.11.20 15... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı nazara alınarak uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.