8. Ceza Dairesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan sanıkların temyiz başvurularını; arama hukuka aykırılığı ve etkin pişmanlık iddialarını reddederek onadı.
Özet: Bu kararda, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan yargılanan sanıkların çekici araçta kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu madde ile yakalanmaları, suçla ilgili parmak izi ve telefonunda bulunan deliller ışığında mahkûmiyetlerine dair ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, hukuka aykırı arama ve delil yetersizliği iddialarının mesnetsiz bulunduğu, sanıkların birlikte hareket etmeleri ve ele geçen madde miktarı göz önüne alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak verilen cezaların ve etkin pişmanlık indirimlerinin doğru uygulandığı tespit edilerek, sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/9854 E.  ,  2026/7455 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/3486 Esas, 2025/460 Karar
SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanıklar ...ve ...'ün temyiz isteminden vazgeçtiği, tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2023/335 Esas, 2024/372 Karar sayılı kararı ile sanıklar İsmail ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a,192/3,62,53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine, sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a,192/3,62,53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 56.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.03.2025 tarihli ve 2024/3486 Esas, 2025/460 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, sanık savunmasının istikrarlı olduğuna, sanığın haplarla ilgisinin bulunmadığına, diğer sanık savunmalarında da sanığın uyuşturucu maddeden haberinin olmadığının beyan edildiğine, araç anahtarının sanıkta olmadığına, aleyhe beyan bulunmadığına, somut delil bulunmadığına, arama kararı bulunmadan arama yapılarak hukuka aykırı delil elde edildiğine, lehe hüküm uygulanması gerektiğine, suç işleme kastının olmadığına, telefonda ele geçen fotoğrafın mahkumiyete yeterli olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin üst sınırdan uygulanması gerektiğine, Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna yöneliktir.
2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, etkin pişmanlık hükümlerinin üst sınırdan uygulanması gerektiğine, parmak izinin mahkumiyete yeterli olmadığına, orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in çekiciliğini yaptığı araç içerisinde kullanım sınırı üzerinde hap ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak,
İstihbari bilgi, olay tutanakları, sanıkların savunmaları, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanık ...'in sürücülüğünü yaptığı çekici üzerinde bulunan aracın içerisinde kullanım sınırı üzerinde pregabalin etken maddesi içeren hap ele geçtiği, temyiz dışı sanık ...'in alınan ifadesinde söz konusu haplardan haberdar olmadığını beyan ederek, hapların ele geçtiği aracı ... ilinden İzmir iline götürmesi için sanık ... ve ... ile anlaştığını beyan ettiği, hapların sarılı olduğu poşetlerde sanık ...'in parmak izinin tespit edildiği, sanık ...'in alınan ifadesinde söz konusu hapların sanık ...'a ait olduğunu beyan ettiği, sanık ...'in telefonunda yapılan incelemede benzer şekilde hap taşımaya ilişkin fotoların bulunduğu olayda, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sanıklar hakkında lehe hükümlerin uygulandığı, etkin pişmanlık hükümleri gereğince cezalarında indirim yapıldığı, hukuka aykırı arama işleminin bulunmadığı, sanıkların birlikte hareket etmeleri nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 188/5. maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, ele geçen madde miktarı göz önüne alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR
1. Sanıklar ... ve ...'ün Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıkların müdafilerinin kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanık ...'in 10.03.2026 tarihli ve sanık ...'un 28.04.2026 tarihli dilekçe temyiz istemlerinden feragat ettiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, sanıklar yönünden ayrı ayrı İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 10.03.2025 tarihli ve 2024/3486 Esas, 2025/460 Karar sayılı kararında sanıkların müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.