Danıştay, Ankara Garı terör saldırısında yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat talebini, idarenin sorumluluğu ve tazminat hesabına ilişkin mahkeme kararlarını bozarak yeniden değerlendirilmek üzere hüküm kurdu.
Özet: Bu hukuki evrak, 2015 Ankara Garı terör saldırısında yaralanan bir davacının maddi zararlarının tazmini istemiyle açtığı davanın temyiz incelemesini konu almakta olup, ilk derece mahkemesi idarenin hizmet kusuru olmasa da sosyal risk ilkesi gereği davacıya yüksek miktarda maddi tazminat ödenmesine karar vermişken, bölge idare mahkemesi bu kararı 5233 sayılı Kanun kapsamında hesaplanmadığı gerekçesiyle kaldırarak tazminat miktarını önemli ölçüde düşürmüş; hem davacı taraf istinaf süresinin kaçırıldığı ve idarenin hizmet kusuru olduğu gerekçeleriyle, hem de davalı idare kusur veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı iddialarıyla kararı temyiz etmiş ve Tetkik Hakimince bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2023/6706Karar No : 2026/392 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde canlı bomba eylemi şeklinde gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde yaralanmasından dolayı uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle yapılan 21/02/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık 100,00 TL (miktar artırımı ile 3.057.803,70 TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; olayda idarenin hizmet kusuru bulunmamakla birlikte sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile, 3.057.803,70 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 07/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, dava konusu işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılmadığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 13.958,11 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, usule ilişkin olarak; davalı idarenin istinaf başvurusunun süresinde olmadığı, esasa ilişkin olarak; olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğu, adil yargılanma, mülkiyet ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olayda idarenin kusur veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :MADDİ OLAY : Davacı tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde canlı bomba eylemi şeklinde gerçekleştirilen terör eylemi neticesinde yaralanmasından dolayı uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle yapılan 21/02/2019 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık 100,00 TL (miktar artırımı ile 3.057.803,70 TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. .... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda idarenin hizmet kusuru bulunmamakla birlikte sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile, 3.057.803,70 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 07/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, dava konusu işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Davalı idare tarafından karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesince, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında; İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2'nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hallerde 6. fıkrada sözü edilen kararların dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddi, maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı İçişleri Bakanlığına 04/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idare tarafından ise 30 günlük istinaf başvurusu süresinin son günü olan 04/05/2023 (Perşembe) tarihine kadar istinaf yoluna başvurulması gerekirken kayıtlara 15/05/2023 tarihinde giren dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/02/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.