Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti dosyasında kullanmak için uyuşturucu bulundurma mahkûmiyetinin, gerekçesiz olması ve delillerle sonuç bağının kurulmaması nedeniyle bozulmasına hükmetti.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılanıp kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkum edilen sanık hakkındaki kararın temyiz incelemesinde, yerel mahkemenin Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanununun gerektirdiği şekilde kanıtları tartışıp değerlendirmeyerek, iddia ve savunmayı belirtmeyerek, hükme esas alınan ve reddedilen deliller arasında bağ kurmadan, suçun nitelendirmesini ve cezanın şahsileştirilmesini yapmadan, yalnızca sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına uymamasına dayalı gerekçesiz hüküm kurması nedeniyle oy birliğiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/18073 E.  ,  2026/5473 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/90 E., 2021/495 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu
madde bulundurma suçundan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay'ın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. fıkrası, 5271 sayılı CMK'nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme
esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yalnızca sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına uymamasına dair hususlar anlatılmak suretiyle gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.