Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını onarken, resmi belgede sahtecilik suçunu zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
Özet: Yargıtay, ilk derece mahkemesinin bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verdiği beraat kararını, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına dair mahkeme kanaati ve delillerin yeterliliği gerekçesiyle onarken; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü ise, mahkumiyet hükmü tarihinden temyiz incelemesine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımının gerçekleştiğini tespit etmesi nedeniyle bozarak, bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/42011 E.  ,  2026/4595 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/510 E., 2020/493 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 21.11.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.