Sigortasız motosiklet kazasında yaralanan yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin, ispat ve maluliyet raporu itirazları ile temyiz incelemesi.
Özet: Plakasız ve sigortasız bir motosikletin karıştığı trafik kazasında yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin bu hukuki evrakta; davacı, kazada malul kaldığını iddia ederek 1.000.000 TL tazminat istemiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti davayı eksik maluliyet raporu nedeniyle usulden reddetmişken, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti davayı kabul ederek tazminata hükmetmiştir; davalı vekili ise temyiz dilekçesinde, kazanın karayolunda gerçekleşmediği, davacının ispat yükümlülüğü, maluliyet raporunun usulsüzlüğü, illiyet bağı eksikliği, kusur oranı ve tazminat hesaplama hataları gibi çeşitli gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1379 Değişik İş – 2024/1380 Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 19.09.2022 tarihinde plakası tespit edilemeyen motosiklet ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan motosikletin çarpışması ve çarpışmanın etkisi ile motosikletin kayarak davacı yayaya çarpması ile oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 1.000.000,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının olayın belirttiği şekilde gerçekleştiğini ispat yükümlülüğü altında olduğunu, motosiklet sürücüsünün ifadeleri ile davacının ifadelerinin çelişkili olduğunu, kazanın oluşumundan 7 gün sonra şikayette bulunulduğunu, ifadelerde çelişki ve eksiklikler bulunmakla davacının iddiasını ispat ettiğinin söylenemeyeceğini, kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, aracın kaza tarihinde trafik sigortası bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, aracın cinsinin araştırılarak sigorta yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, kazanın karayolunda gerçekleştiğinin ispatı gerektiğini, ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/175 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, bu dosyada olayın oluşunun belirleneceğini, kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet kurulması gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmelikte aranan şartları taşımadığını hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporu kabul etmediklerini maluliyet oranının belirlenmesi için güncel bir rapor alınması gerektiğini, tazminat hesabının yeni genel şartlara göre yapılması gerektiğini, davalı kurumun sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun maluliyet raporu ile davalı kuruma başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 1.000.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza karayolunda gerçekleşmediğinden davalı kurumun sorumluluğu bulunmadığını, davacının beyanı ile araç bilgilerinin uyuşmadığını, ifadeler arasında çelişkiler bulunduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, davacının yaya olmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, davanın bu nedenlerle reddi gerektiğini, aldıkları mütalaa ile kusur raporunun çeliştiğini, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, davalı kuruma yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan aracın cinsinin belirlenmesi gerektiğini, kaza ile zarar arasında illiyet bulunması gerektiğini, rapor usulüne uygun hazırlanmadığından hükme esas alınamayacağını, raporun tedavi görülen kurumdan alınması gerektiğini, genel şartlara uygun hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, faiz başlangıcının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihi oranın da yasal faiz olabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Sürekli iş göremezlik tazminatı, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre, hak sahibinin olay tarihindeki muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmek suretiyle (işleyecek aktif ve pasif dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihleri de açık şekilde belirtilecek şekilde) aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.Hakem heyetince hükme esas alınan hesap raporunda muhtemel bakiye ömür süresinin rapor tarihine göre belirlendiği anlaşılmakla; kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmediği dikkate alınarak davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle TRH-2010 Yaşam Tablosu ve olay tarihine göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmek üzere yeniden bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 ve AAÜT’nin 17/2 maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.