Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyetleri onayıp istinaf ret kararlarını doğrularken, beraat eden sanığın avukatlık vekalet ücreti talebini haklı bularak kısmen bozma kararı verdi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm olan iki sanığın, suç unsurlarının oluşmadığı, delillerin yetersizliği ve hatalı değerlendirildiği iddialarıyla yaptıkları temyiz başvuruları reddedilerek mahkûmiyet hükümleri onanmış; ancak aynı suçtan beraat eden üçüncü bir sanığın, kendisini vekille temsil ettirmesine rağmen lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu tespitiyle, beraat eden sanık lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilerek hüküm düzeltilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2025/6724 E.  ,  2026/5467 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1242 E., 2025/974 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar ... ve ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine, sanık ...'ün beraatine karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın atılı suçtan beraat etmesine rağmen, lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar .. ve .. Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık ... hakkında uygulanmamasına, Bölge Adliye Mahkemesinin sanık ...'nın eylemi yönünden eleştirisine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmemiş olmasının, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün beraat paragrafından sonra gelmek üzere,
"Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenen 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.