Yargıtay bozması sonrası kadastro mahkemesince 2789 parsel sayılı taşınmazda hazine adına tescil ve davacının imar-ihya ile olağanüstü zilyetlik iddialarının yeniden incelendiği zeytinlik davası.
Özet: Davacı tarafından, 1984 yılından beri zeytinlik olarak tasarruf edildiği iddia edilen ve kadastro çalışmalarında malik hanesi açık bırakılan taşınmazın kendi adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince hazine adına tescile karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Yargıtayca orman araştırması ile birlikte imar-ihya ve zilyetlik koşullarının detaylı incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiş; bozma sonrası yapılan incelemelerde ise taşınmazın orman niteliğinde olmadığı, bir kısmının kamuya ait olduğu, bir kısmında ise 20 yıllık zilyetlik şartının sağlanmadığı, ancak bir bölümünün 1984ten beri davacı zilyetliğinde ve kapama zeytin bahçesi vasfında olduğu tespit edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/3451 E.  ,  2026/4551 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/149 E., 2025/48 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 2789 parsel sayılı 2.696,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Hazineye ait yerlerden olduğu, 1984 yılından beri ... oğlu ... tarafından tarla olarak kullanıldığı, 1985 yılında dikilen zeytin ağaçlarının ... oğlu ...'a ait olduğu ve Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/165 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği taşınmazın 22 yılı aşkın süredir zeytinlik vasfı ile tasarrufunda bulunduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını ileri sürerek, dilekçesi ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden, dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde kadastro çalışmalarının devam ettiğini, davacının taşınmazı imar-ihya ettiğini ve zilyetliğinin bulunduğunu ispatlaması gerektiğini, bu hususların ispatlanamaması halinde taşınmazın Hazine adına tescil edilmesini ve davacının davasının reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazlara 20 yılı aşkın süredir zilyet olduğuna dair somut bir delilin bulunmadığını, imar-ihya şartlarının tam olarak yerine getirilmediğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçirilip geçirilmediğinin incelenmesi gerektiğini, davada taraf olarak gösterilmelerinin hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ve husumet itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçirilip geçirilmediğinin incelenmesi gerektiğini, davada taraf olarak gösterilmelerinin hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ve husumet itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2016 tarihli ve 2014/103 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaza yönelik tescil talebinin reddine, ... ilçesi ... Mahallesi 2789 parsel sayılı taşınmazın, zeytinlik vasfıyla Hazine adına tesciline; taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının davacı ...'a ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 tarihli ve 2020/8430 Esas, 2020/5772 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesince yöntemince orman araştırması yapılarak taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde bulunduğu takdirde davanın reddine karar verilmesi, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bulunması halinde ise yöntemince imar-ihya ve zilyetlik araştırması yapılması ve taşınmazın öncesinin orman veya 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1/j maddesi kapsamında eğimi %12 aşan (toprak muhafaza karakteri taşıyan) çalılık niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, orman kadastrosunun yapıldığı tarihten imar planı kapsamına alınma tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı belirlendikten sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanları kapsamında, taşımazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde yer almadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının davacının zilyetliğinde bulunmadığı kamuya ait alan (yol) olduğu, (B) harfi ile gösterilen alanın imar-ihyasının 2011 yılında gerçekleştiği dava tarihine göre kazanım için gerekli olan olağanüstü zilyetlik süresi olan 20 yıl şartının gerçekleşmediği, (C) harfi ile gösterilen kısmının imar-ihyasının 1984 yılında tamamlandığı, üzerinde 35 yaşlarında zeytin ağaçlarının bulunduğu, kapama zeytin bahçesi vasfında olduğu, taşınmazın niteliği ve kullanım durumu birlikte değerlendirildiğinde imar-ihya ile kazandırıcı zamanaşamı zilyetliğiyle kazanım koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi 2789 parsel sayılı taşınmazın 24.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda ekli krokide (C) harfi ile gösterilen 1.584,15 m²lik kısmın davacı adına zeytinlik vasfıyla tesciline, (A) harfi ile gösterilen 338,66 m² ve (B) harfi ile gösterilen 773,65 m²lik kısımların ayrı ayrı ifraz edilerek Hazine adına olmak üzere (A) kısmının köy boşluğu, (B) harfli kısmının zeytinlik olarak tescillerine, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümler üzerindeki zeytin ağaçlarının davacı tarafından dikildiklerinin beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden verilen ret kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hava fotoğraflarından (A) harfi ile gösterilen kısmın, köy yolunun dışında kaldığı ve yol ile taşınmaz arasında bir dizi ağacın bulunduğunun görüldüğünü, dinlenen mahalli bilirkişilerinde taşınmazın tamamının davacı tarafından kullanıldığını beyan ettiklerini, kabulüne karar verilen (C) harfi ile gösterilen kısım ile bir bütün olduğunu ve davacının zilyetliğinin bulunduğunu, (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden ise olağanüstü zilyetlik süresi olan 20 yıl şartının gerçekleşmediği belirtilmiş ise de bunun kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda taşınmazın tamamının 35 yıllık kapama zeytin bahçesi olduğunun tespit edildiğini, mahalli bilirkişi beyanları, ağaçların yaşları ve dava tarihi itibarıyla davacının zilyetliğinin en az 25 yıldır devam ettiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesinin kısmen ret kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınmadan hazırlanan raporun kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırılmadığını, hava fotoğrafları yönünden de eksik inceleme yapıldığını, davacı yönünden belgesiz araştırması yapılmadığı gibi bu hususun bilirkişi raporunda da değerlendirilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek taşınmazlardan olmadığı gibi Mahkemece hak düşürücü süre, zamanaşamı ve husumet itirazlarının incelenmeksizin karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, davacı lehine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve imar-ihya yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Dava konusu taşınmazın 22.12.2013 havale tarihli harita ve kadastro mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin verilen hükme yönelik davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın 22.12.2013 havale tarihli harita ve kadastro mühendisi bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde, 1984 yılından önce imar-ihya çalışmalarının tamamlandığı ve taşınmazın bir kısmının üzerinde zeytin ağaçlarının bulunduğu, bir kısımının ise fiilen yol olarak kullanıldığı belirtilmiş olmakla, İlk Derece Mahkemesince öncelikle bu bölüm yönünden bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, üzerinde zeytin ağaçlarının bulunduğu kısım ile fiilen yol olarak kullanılan kısmın ayrı ayrı belirlenmesi ve krokiye bağlanması sağlanarak, fiilen yol olarak kullanılan kısmın taşınmazdan ifrazıyla paftasında yol olarak gösterilmesi ile yetinilmesi, kalan kısmın ise zeytinlik vasfıyla davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, dava konusu taşınmazın bu bölümü yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, taşınmazın 22.12.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
(V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taşınmazın 22.12.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.