6831 sayılı Kanun kapsamında orman veya çalılık vasfı taşıdığı iddia edilen, zilyetlikle zeytinliğe çevrilen taşınmazın tescili davasında bozma sonrası eksikliklerin giderilmesi.
Özet: Kadastroda orman vasfıyla tapulama harici bırakılan taşınmazın zilyetlikle kazanımı ve davacı adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı, önceki bozma ilamına uyulmaması, zilyetlik tanıklarının dinlenmemesi, eğim ve hava fotoğraflarına ilişkin teknik raporlardaki çelişkilerin giderilmemesi ve taşınmazın orman niteliği taşıyıp taşımadığına dair kesin belirleme yapılmaması gibi eksiklikler nedeniyle Yargıtayca bozulmuş, ilk derece mahkemesi bozma sonrası yaptığı incelemede söz konusu alanların tarımsal faaliyete uygun olup orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadığına karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/1475 E.  ,  2026/4543 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/249 E., 2024/256 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, Bursa ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 2308 parsel sayılı 14.250 m² yüzölçümündeki taşınmaz çalılık vasfıyla tespit edilmiş, Orman İdaresinin itirazı üzerine kadastro komisyonunca 19.10.1971 tarihinde orman olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 13.07.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sınırlarını bildirdikleri yaklaşık 15.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazı zeytinlik haline getirerek, 35 yılı aşkın bir zamandan beridir tasarrufunda bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1. Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2018 tarihli ve 2014/283 Esas, 2018/140 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin 13.07.2015 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.228,91 m² yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik vasfıyla, (B1) harfi ile gösterilen 1.335,78 m² yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik vasfıyla, (D) harfi ile gösterilen 129,39 m² yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik vasfıyla ... adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen taşınmazın tapu kaydına 'Karayolları kamulaştırma sahasında kalmaktadır' şerhinin düşülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili, TEDAŞ vekili, ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 31.10.2022 tarihli ve 2022/4244 Esas, 2022/8583 Karar sayılı ilamıyla "...önceki tarihli bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmediği gibi, eksik araştırma ve inceleme ile işin esası hakkında karar verildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca, davacı ve murisleri adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti için zilyetlik tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi gerektiği belirtildiği halde beyanlarının duruşmada alındığı, taşınmazın eğiminin klizemetre ve münhaniler yardımıyla teknik olarak ölçülüp kesin olarak belirlenmesi gerektiği halde fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen yerin eğiminin yaklaşık %10 olduğunun belirtildiği, ziraat ve orman bilirkişileri tarafından hazırlanan 14.07.2015 tarihli kök raporda, klizimetre ve münhanilere göre %12 olarak bildirildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, dava konusu taşınmazın 1943, 19 70... tarihli hava fotoğraflarına göre durumu hakkında kanaat bildirilmiş ise de, rapor ekinde hava fotoğraflarının uygulaması bulunmadığı, fen bilirkişisinin 13.07.2015 tarihli raporuna ekli krokide (B2) harfi ile gösterilen kısmın eğiminin %12'den fazla olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu yerin 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeden davanın reddinin doğru olmadığı..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...bozma ilamında belirtilen çelişkilerin giderildiği, dava konusu (A) harfi ile gösterilen yerin kuzeyinde kalan 790 m²lik kısımda otoyol
inşaatı gerçekleştirilmiş ve doğal yapı ortadan kaldırılmış olduğundan, zeminde klizimetre ile ölçüm yapılması maddi olarak mümkün olmadığı ancak memleket haritaları tesviye münhanilerine göre yapılan ölçümler neticesinde de eğimin % 17 olarak hesaplandığı, taşınmazın bulunduğu ana yamacın
genel eğiminin % 12 ve daha az olduğu, uygun toprak işleme koşulları ile tarımsal faaliyet
yapıldığı nedenleriyle de taşınmazın (A) harfi ile gösterilen yerin kuzeyinde kalan 790 m²lik
kısmının orman ve toprak muhafaza karakteri
taşıyan çalılık niteliğinde olmadığı, aynı belirlemelerin dava konusu diğer yerler (B1-B2-D) için de geçerli olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, sulu ve kuru olarak kazanılmış toprak miktarı sınırlamasının aşılmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 13.07.2015 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.228,91 m² yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik vasfıyla, (B) harfi ile gösterilen 7.518,66 m² yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik vasfıyla ve (D) harfi ile gösterilen 129,39 m² yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik vasfıyla ... adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen taşınmazın tapu kaydına "Karayolları kamulaştırma sahasında kalmaktadır" şerhinin düşülmesine, fen bilirkişinin 13.07.2015 tarihli rapor ve ekindeki krokilerin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
5. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman olup olmadığı, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadıkları ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden iseler zilyetlik koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.