Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinde ticari satım alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasında ödeme iddiasının ispat yükü ve delil değerlendirmesi üzerine verilen istinaf kararı.
Özet: Davacı şirketin, davalıdan ticari mal satışından kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği davada, davalının borcunu çeklerle ödediği savunması üzerine ilk derece mahkemesi, bilirkişi incelemesi yapılamasa da kendi yaptığı incelemede çeklerin davacı tarafından tahsil edildiğini tespit ederek davanın reddine karar vermiş; davacı vekili ise istinaf dilekçesinde, ödemenin kesin delillerle ispatlanamadığını, davalı tarafın faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini, bilirkişi incelemesi olmadan hüküm kurulduğunu ve ödeme iddiasının ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek bu kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ...HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/410 KARAR NO : 2026/1116T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 20/11/2025 (Karar)NUMARASI : 2024/... Esas, 2025/... KararDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Erzurum ...İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasına kayden ilamsız takip başlattıklarını, davalının müvekkiline herhangi bir borcunun olmadığı iddiası ile borcun tamamına itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili firmanın davalı firmaya çeşitli türden ticari mal satımı gerçekleştirtiğini bunun karşılığında fatura düzenleyerek davalı firmaya gönderdiğini, davalı tarafa faturanın ulaşmasına rağmen yasal süresi içerisinde fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı tarafından haksız olarak yapılan borca itirazının iptali amacıyla işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, davalarının kabulü ile, davalı ...'ın icra takibine yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, haksız itiraz nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf müvekkiline 17/11/2014 tarihinde 64.605,00-TL'lik elektrik malzemeleri sattığını, ayrıca 06/11/2014 tarihinde 50.010,00-TL'lik elektrik malzemesi sattığını yine sonrasında davacı tarafından müvekkiline 17/12/2014 tarihinde 40.004,00-TL'lik elektrik malzemesi sattığını ve son olarak da 17/01/2015 tarihinde yine davacı tarafından müvekkiline 40.002,00-TL'lik elektrik malzemesi sattığını toplamda 194.642,00-TL'lik ürün satıldığını, müvekkilinin de davacı tarafa 205.000,00-TL'lik çek verdiğini, davacı tarafın faturalandırdığı alacak miktarı ise 194.642,00-TL olduğunu, aksine müvekkilinin 10.358,00-TL bakiye alacağı kalmış olmasına karşın davacı taraf kötü niyetli olarak veya sehven müvekkiline Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasına istinaden 64.605,00-TL'lik ödemiş oldukları bedeli tekrar ödetmek amacıyla haksız, hukuksuz icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, haksız olan davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Faturadan kaynaklı icra takibine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, mahkememizce kurulan ilk hükmün İstinaf mahkemesince kaldırılması üzerine yeniden işbu esas üzerinden yargılamaya başlanıldığı, kaldırma ilamı incelendiğinde ise davalı tarafça borcun çek ile ödendiğine ilişkin savunmanın araştırılması ve bunun sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edildiği, mahkememizce davalı tarafın ödeme iddiasına konu çeklerin akıbetine ilişkin ilgili bankalarla gerekli yazışmaların yapıldığı ve dosyaya kazandırılan banka cevabi yazıları üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılması için ara karar kurulduğu ve fakat delil avansının yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, bunun üzerine mahkememizce çekler üzerinde yapılan incelemede davalı tarafça ciro edilen çeklerde davacı tarafın da cirosu bulunduğu ve çeklerin ciro silsilesini müteakiben tahsil edildiğinin tespit edildiği, buna göre davalı tarafın davacıya davaya konu icra takibi bağlamında borcu olmadığı kanaatine varılmış" gerekçesiyle; "Davanın reddine, " karar vermiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında alacak konusunda her hangi bir uyuşmazlık bulunmamasına rağmen yalnızca davalı tarafın ödeme iddiasına dayanak gösterdiği çeklerin ciro silsilesinde davalı şirketin unvanının yer almasına dayanılarak teknik ve muhasebesel inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, davacının ödeme yaptığını, kesin ve inandırıcı delillerle ispatla yükümlü olduğunu, ticari defterler değerlendirildiğinde ödeme olgusunun borca mahsup edildiğinin ispatlanamadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm kurulduğunu, davalının borç ilişkisini kabul ettiğini, kendisine gönderilen faturalara yasal süre içerisinde itiraz etmediğini, uyuşmazlığın ödemeye ilişkin olup davalı tarafın ödeme yaptığını kesin ve yazılı delille ispatla yükümlü olduğunu, davacı şirketin muhasebe kayıtlarında bu çeklerin tahsil edildiğine ve borçtan mahsup edildiğine dair her hangi bir kayıt olmadığını, ispat yükü davalıda olmasına rağmen ispatlanamayan ödeme iddiası kabul edilerek davanın reddedildiğini, çek ödemelerinin taraf defterlerinde kayıtlı olmadığını, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal sattığını, davalının fatura içeriğine itiraz etmeyip, fatura bedelini ödemediğini, bu sebeple başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, davalının Erzurum ...İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, müvekkillinin davalıdan satın aldığı mal karşılığında 7 adet çek ile ödeme yaptığını iddia ederek davanın reddini savunmuş, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Taraflar arasında takibe konu malların teslimi konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır, uyuşmazlık ödeme hususundadır. Ödeme iddiasında bulunan davalının ödeme yaptığını ispatlaması gerekmekte olup, davalı tarafça cevap dilekçesinde ödemenin 7 adet çek ile yapıldığı iddia edilmiştir. Her ne kadar taraf ticari defterlerinde ödeme kaydı yok ise de, cevap dilekçesinde bildirilen 7 adet çekin ön ve arka yüz fotokopilerinin ilgili bankalardan istenildiği, yapılan incelemede söz konusu çeklerin cirolanarak davalı tarafça davacı şirkete verildiğinin sabit olduğu, yine bu çeklerin tahsil edildiğinin ilgili bankalar tarafından bildirildiği, çek bir ödeme aracı olup yapılan ödemenin kural olarak borca karşılık olarak yapıldığı, davacı tarafça söz konusu çeklerin başka bir ticari ilişkiden kaynaklı olarak verildiğine dair bir iddia ve delil sunulmadığı bu durumda davalı tarafça çek ile yapılan ödemelerin borca karşılık yapıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.