Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı maddi zarar ödeyen sigorta şirketinin icra takibine yapılan itirazın iptali davasındaki ilk derece kararını istinafen inceledi.
Özet: Sigorta şirketinin, meydana gelen trafik kazası sonucu kasko sigortalısına ödediği hasar bedelini, kazada %100 kusurlu bulunan davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün sorumluluğuna dayanarak rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi yapılan yargılama sonucunda davalı tarafın itirazını iptal ederek icra takibinin belirli bir miktar üzerinden devamına karar vermiş olup, davalı bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/598
KARAR NO : 2026/1073
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2025 (Karar)
NUMARASI : 2024/68 Esas, 2025/226 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/03/2022 tarihinde müvekkili sigorta şirketine Kasko sigortalı ...plakalı araca, davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası medyana geldiğini, kazanın oluşumunda, ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrası yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde müvekkili şirkete kasko sigortalı ...plakalı araçta 132.372,54 TL’lik hasar meydana geldiğinin belirlendiğini, bu bedelin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, (14.134,74-TL KDV tevkifatı yapılarak 7/10 KDV oranı
düşülerek ödeme yapıldığı) müvekkili şirket tarafından ödenen 132.372,54 TL için kazada kusurlu
durumda bulunanlara ve malikine başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, %100
kusuru ile kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç maliki ve sürücüsü hakkında Erzurum İcra
Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, araç sürücüsü hakkındaki takibin kesinleşmiş ise de diğer borçlu/davalı
ilgili takibe haksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu beyanla Erzurum İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında yer alan unsurlar ve kusur oranlarının gerçek dışı olduğunu, davacı yanca dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan kaza tespit tutanağının esas alınarak müvekkiline kusur yüklenmesinin kabul edilebilir olmadığını, keşif yapılmasını talep ettiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkiline ait araç sürücüsü ...'ın herhangi bir kusuru mevcutsa bu durumun müvekkili şirketin de kusuru olduğu anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirketin, aracında her türlü güvenlik önleminin tam olduğunu, dava dışı ...'ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi sonucu bir kaza meydana geldiyse bundan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hal böyleyken müvekkilinin haberi dahi olmayan bir kaza tespit tutanağına itibar edilerek müvekkilinin kusurlu kabul edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 17.04.2025 tarihli hükümle; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
29.03.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketince kasko sigortalı araç sahibi dava dışı şahsa yapılan ödemenin davalıdan tahsili için icra takibine başlandığı, ödeme emrine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, bahse konu kazaya dair dosyaya kazandırılan kusur bilirkişi raporunda ... plakalı davalı şirkete ait olan aracı kullanan dava dışı sürücü ... ...'ün yüzde yüz kusurlu olduğunun tespit edildiği, akabinde dosyaya kazandırılan makine mühendisince tanzim edilen bilirkişi raporunda ise bahse konu kaza nedeniyle ...plakalı araçta kaza tarihi itibariyle orijinal yedek parça ile yapılan onarım bedelinin 131.295,58 TL olduğunun tespit edildiği, dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı sigorta şirketi davadan evvel davalıya ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden 50.000,00 TL tutarında bir ödeme aldığı ve kalan 82.372,54 TL üzerinden icra takibine girişildiği, bilirkişice tespit olunan rakam her ne kadar 131.295,58 TL ise de, dava dilekçesi ekinde yer alan fatura incelendiğinde kaza nedeniyle yapılan onarımın 132.372,54 TL tutarında olması ve her iki rakam arasında afaki bir fark olmaması hususları gözetilerek araç onarım bedelinin 132.372,54 TL olduğunun mahkememizce kabul edildiği, bu bağlamda davacının 82.372,54 TL üzerinden icra takibi yapması ve dava dilekçesinde asıl alacak ile faize dair talepte bulunduğu görülerek eksik harcı ikmal etmesinin istenildiği ve davacı tarafından eksik harcın ikmal edildiği..." gerekçesiyle
"...Davanın kabulü ile;
Erzurum.... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 85.094,22 TL üzerinden devamına,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmelerinin gerçek dışı olduğunu ve kabul edilmediğini, kazanın gerçekleştiği sırada davalıya ait araç sürücüsünün ana yolda seyrettiğini ve herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı taraf sigortalısının tali yoldan kontrolsüz şekilde kavşağa girerek kazaya sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanaklarının tek başına hükme esas alınamayacağını, davalı şirketin adam çalıştıran sıfatıyla çalışanına gerekli eğitimleri verdiğini ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu kapsamda davalı şirkete kusur atfedilemeyeceğini, ATK kusur raporunun kaza tespit tutanağını aynen tekrarlayan ve denetimden uzak bir rapor olduğunu, kusur yönünden ek rapor alınması taleplerinin mahkemece göz ardı edildiğini, hasar bedelinin tespitine ilişkin bilirkişi raporunda kullanılan internet araştırması ile TÜFE ve Yİ-ÜFE oranlarına dayalı geriye dönük hesaplama yönteminin ekonomik gerçeklikle bağdaşmadığını, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında kendi sigortalısına hasar ödemesi yapan sigorta şirketinin karşıladığı zarar bedelinin kazada kusurlu olduğu iddia edilen araç malikine rücusu istemli başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan teknik raporda yapılan ve dosya kapsamında yer alan delillerle uyumlu olan tespite göre davalının maliki olduğu araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu kabul edilmesinde, davacı kasko sigortacısı şirketin kendi sigortalısına yapmış olduğu ödemenin talep miktarıyla uyumlu olduğuna dair yapılan inceleme dahilinde teknik bilirkişi raporuna itibar edilmesinde ve davalının işleten sıfatıyla zarardan sorumlu tutulmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12973 E. 2022/14954 K.)
Öte yandan mahiyeti gereği itirazın iptali davalarının icra dosyasında alacağa konu edilen miktar yönünden değerlendirilmesi gerektiği eş söyleyişle icra dosyası kapsamı dışına çıkılarak karar verilemeyeceği gibi 6100 Sayılı HMK 26. maddesince de hakimin taleple bağlı olması gerektiği izahtan varestedir. Somut olayda iş bu amir hükme aykırı nitelikte hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; itirazın iptali davasına konu Erzurum ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı takip dosyasında asıl alacak 82.372,54 TL, takip öncesi işlemiş faiz 2.721,68 TL olmak üzere takip çıkış bedeli 85.094,22 TL'dir. Dava değerine dahil edilmesi gereken takip öncesi faize ilişkin de iptal talebinde bulunulduğundan harcın tamamlatılarak esasa dair yargılama yapılmasında isabetsizlik bulunmamakta ise de verilen hükümde doğrudan takibin 85.094,22 TL üzerinden devamına hükmedilmesi isabetli değildir. Zira bu bedel takip öncesi işleyen faizi de kapsıyor olmakla hükmün bu yönüyle faize faiz işletilmesi gibi bir sonuca mahal verebileceği, kararın mevcut haliyle infazı aşamasında asıl alacak ve faiz kalemleri ayrı ayrı belirtilmediği ve toplam tutar üzerinden takibin devamına denildiğinden tereddüt uyandırabilecek niteliktedir.
3-) Davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa müracaat edilmiş ve arabuluculuk son tutanağı tanzim edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A-13, 18/A-14 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2 hükümleri, HMK'nın 297/1-ç, 326. maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı Tarife'nin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır.
Dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşamaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücreti, kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilmesi gerekir. Bu durumda 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan re'sen yargılama gideri olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususta bir hüküm kurulmamış olması da kararın resen kaldırılmasını gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun (2) numaralı bentte yazılı açıklama dahilinde kabulü ve kararın (3) numaralı bendinde yer alan açıklama kapsamında RESEN kaldırma sebebi yapılmak suretiyle 6100 sayılı HMK 353-(1)/a-4 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun (2) numaralı bentte yazılı açıklama dahilinde kabulü ve ilk derece mahkemesi kararının (3) numaralı bendinde yer alan açıklama kapsamında RESEN kaldırma sebebi yapılmak suretiyle 6100 sayılı HMK 353-(1)/a-4 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-Davanın KABULÜ İLE;
Davalının Erzurum.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlar dahilinde kaldığı yerden devamına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca 85.094,22 TL üzerinden hesap olunan 5.812,78-TL karar ve ilam harcının, peşin ve ıslahla alınan 1.027,72‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 4.785,06‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 981,25 TL peşin harç, 46,47 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.455,32‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.900,00 TL ATK fatura bedeli ve 409,00 TL posta- tebligat gideri olmak üzere toplam yapılan 7.309,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk masrafı 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
III-İstinaf başvurusu için peşin alınan karar harcının davalıya iadesine,
IV-İstinaf aşamasında yapılan 1.683,10-TL başvuru harcı ve dosya gidiş dönüş masrafı 480,00-TL istinaf yargılama gideri toplamı 2.163,10-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,
VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, teminat, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 14/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.