Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, 12.100 TLlik senetteki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti kararına karşı, davalının kötü niyet ve muvazaa iddialarıyla yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesi.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının 12.100 TL bedelli bir senet nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin ceza dosyasındaki bilirkişi raporuyla senedin üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilerek davanın kabulüne hükmetmesi üzerine, davalının kararı davacının hakkını kötüye kullandığı, mahkemenin muvazaa ve kötü niyet iddialarını göz ardı ederek eksik inceleme yaptığı gerekçeleriyle istinaf etmesini konu almaktadır.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/658 KARAR NO : 2026/1047T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 24/10/2024 (Karar)NUMARASI : 2021/424 Esas, 2024/455 KararDAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açılmış olduğunu, takip talebinde borcun sebebi olarak 01.04.2018 vadeli 12.100,00 TL bedelli senedin gösterildiğini, bu senedin davalı tarafından gerçeği yansıtmayacak şekilde tek taraflı olarak düzenlendiğini, zira müvekkilinin davalı taraf ile senet imzalamasını gerektirecek hiçbir ticari faaliyeti olmadığını ve öyle ki müvekkilinin davalı tarafı dahi tanımadığını, mezkur senedin müvekkili davacı tarafından tanzim edilmemiş olup, müvekkilinin söz konusu senete ilişkin ne borcu ne de davalı taraf ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, bu nedenlerle fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarının saklı kalması kaydı ile Erzurum...İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin durdurulması ile davanın kabulüne, müvekkili aleyhinde davalı tarafından sahte senet tanzim edilerek Erzurum... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olarak sahte senet tanzim eden ve bu nedenle müvekkilinin mağduriyetine sebep olan davalının senet miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı müvekkili şirketi ve şirket yetkilileri ile hiçbir ilişki veya tanışıklığı olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı ile müvekkilinin 2008 yılından beri süregelen bir ticari ilişkisinin mevcut olduğunu, bu hususta ticari ilişkiyi ispatlayan cari defter kaydını ek olarak sunduğunu, davacının zaman zaman müvekkilinden araç yedek parçaları gibi alışverişler yaptığını ve yüklü miktardaki alışverişlerinin karşılığında çok düşük miktarlar ile ödemeler yaptığını, her ne kadar davacı aradaki ilişkiyi inkar etse de, davalı tarafı tanımadığını beyan etsede aradaki ticari ilişkinin varlığına dair tanıklarının bulunduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin alacağının sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış işbu davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Dava, Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasına konu edilen 12.100,00,-TL bedelli senet üzerinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Erzurum... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/...Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sürecinde alınan ... tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu senette yer alan imzanın davacıya ait olmadığının belirtilmesi karşısında davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve davanın kabulü ile, 01/01/2018 düzenleme, 01/04/2018 vadeli ve 12.100,00 TL bedelli senetten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine" gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, 01/01/2018 düzenleme, 01/04/2018 vadeli ve 12.100,00 TL bedelli senetten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, " karar verilmiştir. ... tarihli Ek karar ile; istinaf başvurusunun HMK'nın 352. Maddesi ve İİK'nın 362-1/a maddesi uyarınca miktar itibariyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili ... tarihli ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; ek kararın hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, esas kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının hakkını kötüye kullanmasının göz önünde bulundurulmadığını, açıkça mahkemeyi ve adaleti yanıltmaya çalıştığını, organize şekilde bir muvazaa ve kötün niyetin söz konusu olduğunu, mahkemenin yalnızca imzanın davacıya ait olmadığına odaklandığını, bu senedin hangi bağlamda ve hangi amaca hizmet edecek şekilde düzenlendiğini araştırmadığını, özellikle muvazaa ve kötü niyet iddialarının dikkate alınmayarak eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verildiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, icra takibine konu edilen 12.100,00-TL bedelli bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulduğu, ilk derece mahkemesinin ... tarihli ek kararı ile kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasa ile değişik HMK 341/2. maddesinde öngörülen istinaf sınırı, yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında karar tarihi olan 2024 yılı için 28.260,39-TL'dir. Parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağına dair yasa hüküm 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.O halde, istinaf konusu edilen dava konusu miktarın 12.100-TL olması, kararın verildiği 24/10/2024 tarihinde kesinlik sınırının 28.260,39-TL olması ve karar tarihindeki kesinlik sınırının dikkate alınacak olması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen kararın miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle ek karar ile davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış olup, davalı vekilinin ... tarihli ek karar yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.