Silahlı terör örgütü üyeliği davasında, tanık, ardışık arama ve HTS kayıtları eksiklikleri nedeniyle hükmün incelenmesi gerekliliğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozarak, tanık beyanlarının güvenilirliğinin raporlarla desteklenmemesi, sanıkla ardışık arandığı tespit edilen şahısların kimliklerinin ve haklarındaki soruşturmaların yeterince araştırılmaması, bu kişilerin ve tanık beyanlarında geçen üçüncü şahısların bizzat veya SEGBİS ile dinlenilmemesi gibi eksik incelemelere dikkat çekmiştir; özellikle, ankesörlü/sabit hat görüşmelerinin örgütsel bağlantıyı gösteren somut delil niteliği kazanabilmesi için arama sayısı, ardışıklık, süre, farklı ankesör kullanımı gibi detayların bilirkişi tarafından kapsamlı bir şekilde analiz edilmesi, ardışık aranan kişilerin GSM kayıtları ve baz istasyonu verileri üzerinden sanıkla irtibatlarının tespit edilmesi gerektiği, bu hususlarda eksik araştırma ile hüküm kurulamayacağı sonucuna varmıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/25021 E.  ,  2026/11389 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

    SAYISI : 2021/834 E., 2022/1165 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2019/225 E., 2021/117 K.
    SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
    HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
    Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    1 2009 yılında anksiyete rahatsızlığının başladığını ve sonrasında tedavi görüp iyileştiğini beyan eden tanık ...'nün, rahatsızlığının devam edip etmediğine dair raporlarının celp edilip incelenmesi, gerektiğinde beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    2. Sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen..., ...., ...ve ... isimli kişilerin açık kimlik bilgileri tespit edilerek, bu kişiler hakkında soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin tüm aşama ifadelerinin getirtilerek bu kişilerin bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    3.Tanık Cüneyt S.nin aşamalardaki beyanlarında ismi geçen Bayram S. isimli kişinin açık kimlik bilgileri tespit edilerek aynı suçtan sanık olup olmadığının, dosya sanığı ile ilgili beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve bu şahsın bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    4. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
    Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    5. İlgili kolluk birimlerine yazı yazılmak suretiyle veri bankasında ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
    Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.