Suça sürüklenen çocukların hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarında temyiz edilebilirlik sınırları ile istinaf bozma kararlarının kanuni dayanaklarının üst mahkemece incelenmesi.
Özet: Bu hukuki inceleme, çocuk suçluların hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz başvurularını değerlendirerek, belirli bir çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyetin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının cezanın miktar ve türü gereği temyiz edilemez olduğunu (CMK 286/2-a) tespit etmiş, diğer suçlara ilişkin temyizlerin ise kabul edilebilir olduğunu belirtmiş ancak bölge adliye mahkemesinin daha önceki bozma kararındaki "eksik inceleme" ve "eksik ceza tayini" gerekçelerinin CMK 280/1 (e) ve (f) maddelerinde duruşma açmaksızın bozmaya imkan veren sınırlı haller arasında yer almadığı, dolayısıyla usulde hata yapıldığı sonucuna varmıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/208 E., 2025/257 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaI. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesindeİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 31.01.2025 tarihli ve 2025/208 Esas, 2025/257 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk hakkında İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli, 2021/590 Esas, 2022/413 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itiraz neticesinde, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2022 tarih ve 2022/795 değişik iş sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verildiği, diğer taraftan suça sürüklenen çocuklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2022/3749 Esas, 2023/2281 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan yeniden yapılan yargılamanın bu dosyada birleştiği ve devamında suça sürüklenen çocuklar hakkında tüm suçlar yönünden hüküm kurulduğu, dolayısıyla suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün bölge adliye mahkemesince bozulmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, ayrıca incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,II. Suça sürüklenen çocuklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürükenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, “değer düşüklüğünün gözetilmediğine, verilen cezaların yüksek olduğuna, mahkûmiyete yeterli delillerin bulunmadığına ve eksik inceleme neticesinde karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli, 2021/590 Esas, 2022/413 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2022/3749 Esas, 2023/2281 Karar sayılı kararı ile "eksik inceleme ile hüküm kurulduğundan ve eksik ceza tayininden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2022/3749 Esas, 2023/2281 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli, 2023/350 Esas, 2024/541 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.