Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçlarında, adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli kararın sanığa tebliğ eksikliği nedeniyle dosyanın mahalline iadesi kararı.
Özet: Sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemede, adil yargılanma hakkı ve etkin başvuru yolu ilkeleri kapsamında, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dosyada buna ilişkin bir evrak bulunmadığı tespit edilmiştir; bu nedenle, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmesi, temyiz hakkının hatırlatılması, tebliğ belgesi ve varsa temyiz dilekçesinin eklenerek dosyanın yeniden incelenmek üzere iadesinin sağlanması için dava dosyasının mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/15978 E.  ,  2026/9690 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/4231 E., 2024/3418 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.12.2024 tarihli ve 2024/4231 Esas, 2024/3418 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
02.04.2024 tarihli Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılamasına Dair 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi gereği 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilen kararlarda temyiz süresinin iki hafta olup hükmün tebliğinden itibaren başlayacağına dair düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.02.2022 tarih, 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler bir arada dikkate alındığında, gerekçeli kararın sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği, ancak yokluğunda verilen kararın sanığa tebliğ edildiğine dair evraka rastlanmadığı anlaşılmakla; gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın sanığa (Ceza infaz kurumunda olması halinde cezaevinde karar içeriği kendisine okunup/anlatılmak ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263 üncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmek suretiyle tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ve sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek Tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.