Güvenlik görevlisinin iş akdinin hırsızlık sonrası feshedilmesinde, işverenin somut kusur ve illiyet bağını ispatlayamamasıyla haklı feshin oluşmadığına hükmedilerek kıdem ve ihbar tazminatı kabulü.
Özet: Bir güvenlik görevlisinin işyerindeki hırsızlık olayı sonrası ağır kusur ve ihmal gerekçesiyle iş akdinin feshedilmesi üzerine açtığı davada, yerel mahkeme, işverenin yetersiz kamera sistemi, personel eksikliği, geniş alanın korumasızlığı gibi kendi güvenlik önlemlerindeki eksikliklerin hırsızlığa zemin hazırladığı, davacının olaya ilişkin somut bir kusurunun veya eylemiyle hırsızlık arasında illiyet bağının davalı tarafından kanıtlanamadığı, emsal bir kararda da feshin haklı değil geçerli nedene dayandığı belirtildiği gerekçesiyle, feshin haklı nedene dayanmadığına ve davacının kıdem ile ihbar tazminatı hak ettiğine karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2010/27023 E.  ,  2012/37500 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ile hatfa tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    A) Davacı isteminin özeti:
    Davacının güvenlik görevlisi olarak çalıştığı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile gereken dikkat ve özeni göstermeyerek ağır kusur ve ihmalinin bulunduğu gerekçesi ile işveren tarafından tek taraflı ve haksız olarak sona erdirildiğini, havanın yoğun kar yağışlı, güvenlik kameralarının bozuk, aydınlatmanın yetersiz ve sair güvenlik önlemlerinin eksik olup geniş bir alana kurulu bulunan çok sayıda işyerinin olduğu kompleks bir yapı olan işyerinde olay gecesi içlerinde davacının da olduğu 5 güvenlik görevlisi ile söz konusu işyerinde güvenliği sağlamanın mümkün olmadığı, gerekli güvenlik tedbirlerini almadığından asıl kusurun işverende olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, bayram ve genel tatil ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, hafta tatili ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
    B)Davalı cevabının özeti:
    Hırsızlık olayı sırasında davacının güvenlik görevlisi olarak işini özenle ifa etmediği, diğer güvenlik önlemleri her ne kadar özenle ifa yükümünü etkilese de öncelikle özenle ifa yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediği üstünde durulması gerektiği, işyerinin etrafının 1,5 metre yüksekliğinde duvar ve bu duvarın üzerinde 1 metre tel örgü ile çevrili olduğu, gece vakti giriş çıkışların sadece bir kapıdan yapıldığı, kameraların olduğu, kameraların sert kış şartları nedeni ile arızalanması ve tamirlerinin uzun sürmesinin davalının sorumlu tutulamayacağı son derece teknik bir konu olduğu, kameraların ek güvenlik önlemi olup asıl güvenliğin güvenlik görevlilerince sağlandığı, teknik sebeplerle kameraların her zaman devre dışı kalabileceği, bu durumun güvenlik görevlilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
    C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
    Dosyaya davacı tarafça ibraz edilen Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2005/1908 esas sayılı dosyasında 20/03/2007 tarihinde verilen kararın aynı sitede görev yaparken iş akdi feshedilen davacı tanığı ... isimli işçiye ait işe iade davasında davalı işyerinde 3 kişilik bılirkişi marifetiyle keşif yapıldığı, bilirkişi raporunda davalı işverenlikçe hırsızlık olayının gerçekleştiği vardiyada çalışan tüm görevlilerin iş akitlerinin feshedildiği işveren açısından güven unsurunu sarsıcı bir etki yaratmakla birlikte davacının somut bir kusurunun belirlenememesi karşısında feshin geçerli bir nedene dayandığı, ancak haklı olmadığı konusunda karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2007/17102 esas sayılı ilamı ile onandığı, davacının iş akdinin tazminat hak etmeyecek şekilde sona erdirildiğini ispat külfeti davalıya ait olup davalı tarafın meydana gelen hırsızlık olayında davacının kusurlu olduğunu somut delillerle ispatlayamadığı, tanık beyanlarından olay gecesi yoğun biçimde kar yağışı olduğu, 52000 metre kare veya 80 dönüm olan alanın 4 güvenlik görevlisi ve 1 güvenlik amiri ile korunduğu, kameraların çalışmadığının olaydan sonra anlaşıldığı, hırsızların kamera olmayan cami yönünden içeri girdikleri, ibraz edilen mahkeme kararlarından sitede sık sık hırsızlık olaylarının meydana geldiğinin anlaşıldığı, ayrıca gazete haber küpüründe davalıu işverenliğin yönetim kurulu başkanının “işten atılan 7 kişinin birinin ihmali varsa diğerleride onunla birlikte atıldı, kurunun yanında yaşta yandı” dediği şeklinde haber yayınlandığı, davacının hangi tutumunun hırsızlığa neden olduğu, meydana gelen hırsızlıkta davacının görevini nasıl ihmal ettiği kısaca hırsızlık olayı ile davacının hangi eylemi arasında illiyet bağı bulunduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının güvenlik görevlisi olmasının meydana gelen hırsızlık eyleminden sınırsız şekilde sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağı, 52000 metrekarelik bir alanın 5 güvenlik görevlisi ile korunamadığı, meydana gelen hırsızlıkların güvenlik elemanlarının ihmalinden ziyade teknik ekipmanla desteklenmeyen ve yeterli personel ile korunmayan büyük ölçekli işyerinin niteliğinden ve yönetim şeklinden kaynaklandığı, feshin haklı nedene dayanmadığı, davacının ihbar ve kıdem tazminatı hakkının doğduğu, fazla mesai, hafta tatili, bayram, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücretinin zaman aşımına uğradığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin kabulüne ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
    Ç)Temyiz:
    Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    D)Gerekçe:
    1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Somut olayda, hırsızlık olayına dair kolluk evrakı, savcılık soruşturması evrakı, açılmış ise Ceza Mahkemesi dava dosyası getirtilip, hırsızlığa maruz kaldığı belirtilen işyeri sayısının 18 olduğu da gözetilerek, davacının görevini ifada kusurunun olup olmadığının, gerekirse keşif de yapılarak tespiti ile sonucuna göre feshin haklı olup, olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
    E)Sonuç:
    Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.