Yargıtaydan, işçi-işveren ilişkisi olmadığı gerekçesiyle reddedilen kıdem, ihbar ve fazla mesai alacakları davasında, belgelerin eksik incelenmesi nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulması.
Özet: Davacı işçinin kıdem, ihbar, fazla çalışma ve tatil ücreti alacakları talebine karşılık davalı şirketin istihdam ilişkisi olmadığını, davacının bağımsız çalıştığını savunması üzerine yerel mahkeme davayı reddetmiş; ancak Yargıtay, davacının şirket adına mal teslim alması, şirket kaşesiyle teklifler sunması, şirket telefonunu kullanması ve emniyet birimlerine şirket çalışanı olduğunu beyan etmesi gibi işçi-işveren ilişkisine işaret eden önemli belgesel kanıtların ve davacının bağımsız çalışmasına dair esnaf veya Bağ-Kur kaydı ile işyeri adresinin bulunmaması hususlarının mahkemece yeterince değerlendirilmemesi nedeniyle eksik incelemeyle karar verildiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2012/6583 E.  ,  2012/37591 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
    DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
    Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı, davalı şirkette 23.08.2005-25.09.2008 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil ve yıllık izin alacaklarını istemiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı, davacının iddia ettiği dönemde müvekkili işyerinde çalışmadığını, başka bir işyerinde çalıştığını, müvekkili şirkette çalışmadığından iş akdinin müvekkilince feshinin de söz konusu edilemeyeceğini, yine beyan ettiği fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması ücreti taleplerinin de dayanaksız olduğunu, müvekkili şirkette çok çalışan bulunduğunu ve işe giriş, işten ayrılan tüm işçilerin kayıtlarda gösterildiğini, fazla çalışma ve tatil çalışması yapıldığında karşılıklarının çalışanlara ödendiğini, ödemelerin kayıtlarda da gösterildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini istemiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, davacının davalı işverene ait işyerinde işçi statüsüyle çalışmadığı, kendi nam ve hesabına cam işlerini yaparak parayı kendisinin tahsil ettiği, bu suretle işçi alacakları yönünden açtığı davanın yerinde olmadığı yönünde mahkememize tam bir vicdani kanaat geldiğinden, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığından karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı davacı temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe:
    Mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak davacının kendi nam ve hesabına çalıştığı işçi olmadığı kabul edilmiştir.
    Dosya arasında bulunan irsaliye ve fatura belgelerinden davacının şirket adına düzenlenen irsaliye ile gelen malları davalı şirket adına teslim aldığı, cam işi ile uğraşan şirketlere şirket kaşesini basarak ve üzerini imzalayarak teklifler verdiği, yazışmalarında şirket telefon ve faks numaralarını verdiği, dava tarihinden önce 07/05/2007 tarihli hırsızlık soruşturmasıyla ilgili tutulan tutanağa polis memurlarına davalı şirket çalışanı olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu görülmüştür.
    Mahkemece yukarıda sayılan belgelere karşı davalıdan diyecekleri sorulmadığı gibi gerekçeli kararda da herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
    Diğer yandan davacının kendi nam ve hesabına çalıştığı belirtilmesine rağmen dosya arasında davacının esnaf veya Bağ Kur sigortalısı olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi işyeri adresine de rastlanmamıştır. Davalı tanıkları da davacının kendi hesabına çalıştığını beyan etmelerine rağmen iş yeri adresi bildirmemişlerdir.
    Mahkemece yukarıdaki deliller bir değerlendirmeye tabi tutulmadan eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.
    F) Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.